Çilek'te topraksız tarım dönemi giderek yaygınlaşıyor!(2/3)

Topraksız tarımla üretilen çilekten verim alınması üzerine Mersin'in Silifke ilçesinde uygulanan 1 dönümlük arazi 60 dönüme çıkartıldı. Normal üretime göre topraksız tarımda çiftçilerin daha fazla ürün elde ettiğini söyleyen Silifke Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Özmen, 2009 yılında bir dönümlük alanda başlanan çalışmanın giderek yaygınlaştığını ve 60 dönüme çıkarıldığını dile getirdi.

Çilek'te topraksız tarım dönemi giderek yaygınlaşıyor!(2/3)
Topraksız tarımla üretilen çilekten verim alınması üzerine Mersin'in Silifke ilçesinde uygulanan 1 dönümlük arazi 60 dönüme çıkartıldı. Normal üretime göre topraksız tarımda çiftçilerin daha fazla ürün elde ettiğini söyleyen Silifke Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Özmen, 2009 yılında bir dönümlük alanda başlanan çalışmanın giderek yaygınlaştığını ve 60 dönüme çıkarıldığını dile getirdi. 

İlk olarak 2009 yılında bir dönümlük alanda topraksız tarım ile Nefis, sulu ve ağzı sulandıran ve keyif verici tadı ile birlikte sağlığa da çok faydası bulunan çilek üretilirken, alınan ürün kalitesi ve verimin iyi olması nedeniyle topraksız tarım arazisi 60 dönüme çıkartıldı. 

Türkiye’nin önemli çilek üretim merkezinden Mersin'in Silifke ilçesinde, ilk defa 2009 yılında bir dönümlük alanda uygulanan topraksız tarımla çilek üretimi, verim alınması üzerine 60 dönüme çıkarıldı.
Silifke Çilek Üreticileri Birliği Başkanı Ahmet Özmen, gazetecilere yaptığı açıklamada, normal üretime göre, topraksız tarımda çiftçilerin daha fazla ürün elde ettiğini söyledi.

İlk olarak 2009 yılında bir dönümlük alanda başlanan çalışmanın, giderek yaygınlaştığını belirten Özmen, bu doğrultuda üretimin 60 dönüme çıktığını kaydetti.

Özmen, topraksız tarımın daha sistematik olduğunu ifade ederek, "Burada kesinlikle toprak kullanmıyoruz. Kurduğumuz seramızda kokopit denilen Hindistan cevizinin liflerinden elde edilmiş ham maddeyi satın alarak onun içerisinde çilek yetiştiriyoruz. Bu ürünün beslemesine dikkat edildiği taktirde toprak kültüründen herhangi bir farkı yok. Bu yöntemle, daha az alandan daha çok ürün elde edilebiliyor. Toprakta bulunan hastalıklı etmenlerden uzakta yetiştiricilik yaptığımızdan dolayı bitkiler daha sağlıklı oluyor. Ayrıca daha az gübre ve işçilik harcanıyor" dedi.

Üretimlerde verim alınması üzerine 4 ay olan hasat döneminin de 8 aya çıktığını vurgulayan Özmen, bu yıl ilçe genelinde, topraklı ve topraksız tarımda toplamda 22 bin dönüm araziden 88 bin ton çilek hasadının yapılmasının beklendiğini sözlerine ekledi. 

Nefis, sulu ve ağız sulandıran ve keyif verici tadının yanında çileğin sağlık açısından inanılmaz faydaları vardır. Çilek gerek ilaç sektöründe gerekse kozmetik sektöründe çok fazla kullanılan bir besindir.
Çileğin, tatlı, ekşi ve lezzetli olduğu için meyvelerin kraliçesidir desek yanlış olmaz. Buna bir de sağlığa katkısını eklersek ‘kraliçe’ tabiri eksik kalır. Çilek, antioksidan içeren en iyi 10 besin arasında yer alır ve sağlığa faydaları açısından birçok meyve sebzeden daha önemlidir diyebiliriz.
Belki de bu yüzden çok geniş alanda kullanılır. Çilek daha çok yemeklerde, keklerde, tatlılarda, içeceklerde, ilaçlarda, kozmetik ürünlerinde ve daha nice sayamayacağımız alanda insan sağlığına hizmet etmektedir.
Çilek, bol miktarda A, C,B6 ve B12 vitaminleri içerir. Bunun yanında, kalsiyum, demir, fosfor, potasyum, selenyum, sodyum, manganez, magnezyum ve birçok besin bileşenini çok miktarda içerir.

Çileğin Sağlığa Faydaları

Çileğin sağlık açısından birçok faydası vardır ama ‘Çilek en çok neye faydalıdır?’ diye bir soru yöneltilecek olsa şüphesiz bütün sağlık uzmanının cevabı cilt sağlığı olacaktır. Çileğin cilt sağlığına inanılmaz faydaları vardır.  Bu yüzden kozmetik ürünlerinde çok geniş olarak kullanılmaktadır. Bir yüz maskesi yoktur ki içerisinde çilek olmasın. Çilek içerdiği zengin vitamin ve bileşenler sayesinde cilt sağlığını korumanın yanında, kanser başta olmak üzere birçok hastalık için şifa kaynağı olabilir.
Çilek Cilt Sağlığının Kraliçesidir: Çilek cilt sağlığına inanılmaz katkıda bulunur. Özellikle içerdiği C vitamini, salisilik asit, antioksidanlar, eksfoliantlar cilt üzerinde meydana gelen kabarcıklara karşı çok etkilidir. Bu yüzden yüz yıkama işlemlerinde bile kullanılmaktadır. Çilek bu özelliği sayesinde cildi ölü hücrelerden ve yağlardan temizler.
Bunun dışında çileğin çok etkili bir antioksidan olması sayesinde cilt üzerinde meydana gelen alerjileri giderir, kirliliğe karşı cildi korur, cildi yumuşatır ve cilt hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Çilek suyu cildi aydınlatma özelliğine sahiptir. Bunun yanında yaşlılıktan kaynaklanan cilt lekelerine ve çillere karşı oldukça etkilidir. Çilleri ve yüz lekelerini giderici özelliği vardır. Bunun için çilek suyunu 10-15 dakika boyunca cilde uygulamak yeterlidir.
Çilekli Cilt Toniği:  50ml gül suyuna iki çay kaşığı çilek suyu karıştırın ve pamukla günde bir kere bu karışımı yüzünüze uygulayın. Bunu 10 gün boyunca devam ettirin. Bu uygulama lekesiz, pürüzsüz ve sağlıklı bir cilt elde etmenizi sağlayacaktır.
Çilekli cilt toniğinin ayrıca şu faydaları vardır;
Yaşlılıktan kaynaklanan cilt zayıflamalarında güneş ışıkları cilde daha fazla zarar verir, çilekli cilt toniği buna izin vermez.
Güneş ışıklarını zayıf ciltlerde yaptığı olumsuz radyasyon zararlarından korur.
C vitamini ve antioksidan içerdiği için serbest radikallerin neden olduğu cilt hastalıklarından korur.
C vitamini cilt üzerinde serbest radikallerin neden olduğu hasarları giderir.
Bir çay kaşığı bal, pürelenmiş çilek ve iki çay kaşığı süt kremasını karıştırarak yüzünüze uygulayabilirsiniz.  Bu karışım cildinizin yaşlanmasını ve kırışmasını yavaşlatacaktır. Cilt temizliğini sağlama imkanı da tanıyacaktır. Zamanla cilt üzerinde toplanan ölü hücreler ve yağların arındırmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca kuru ciltlerde özellikle kış aylarında görülen dökülmelerin önüne yine bu uygulamayı kullanarak geçmek mümkündür. Bunun yanında cilt gözeneklerini açarak cildin nemlenmesini sağlar.
Çilek Akne Tedavisine Yardımcı Olur: Çileğin içerdiği C vitamini, Alfa Hidroksi Asitler (AHA), salisilik asit ve çilek flavonoidler, akne temizleme ve yağları yok etmeye karşı çok etkilidirler. Taze çilek maskeleri donuk, hasarlı veya akne eğilimli cilt sahipleri için etkilidir.
7-8 tane çileğe bir yemek kaşığı süt ekleyin ve iyice birbirine karıştırın. 10-15 dakika boyunca yüzünüze uygulayın. Bunu aknelerden kurtulmak için haftada en az bir kere uygulayın.
Bu karışım sayesinde 4-5 haftada aknelerden kurtulabilirsiniz.
Çilek Göz Altındaki Şişkinlikleri Giderir: Aşırı yorgunluk ve yaşlanmaya bağlı olarak göz altında oluşan şişkinlikleri çilek giderebilir. Bunun için;
Çilekleri ince ince dilimleyin ve 10-13 dakika boyunca göz altlarına koyun, daha sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.
Bu uygulama sayesinde göz altında oluşan şişkinlik, kararma ve moruklardan kurtulabilirsiniz.
Çilek Hasarlı Ciltleri Onarır: Çilek bol miktarda C vitamini içerdiği için dokuları onarma özelliği vardır. Özellikle ‘kollajen’ diye adlandırılan madde, bu noktada önemli rol alabilir. Bu madde suda çabuk çözüldüğü için bünyede fazla saklanma imkanı bulamaz. Bu yüzden gıdalardan temin edilmesi gerekmektedir. Bir fincan çilek veya çilek suyu bu maddeyi fazlasıyla içerir ve hasarlı ciltlere hayati katkılar sağlayabilir.
Çilek Etkili Bir Ayak Temizleyicidir: Çileğin diğer bir özelliği de etkili bir ayak temizleyici olmasıdır. 8-10 tane çileği ezerek yulafla karıştırın ve önce ayaklarınızı 10 dakika ılık suda bekletin daha sonra bu karışımı 15 dakika boyunca ayaklarınıza ovarak uygulayın. Bu uygulama sayesinde ayaklarınızdaki ölü hücrelerden meydana gelen tabakalar ortadan kalkacaktır.
Çilek Saç Sağlına Faydalıdır:  Çilek B5 ve B6 vitaminleri içermektedir, bu vitaminler saç sağlığı için hayati önem taşımaktadır. Çilek bu vitaminleri bol miktarda içerdiğinden saç dökülmesini engelleyebilir.
7-8 tane olgun çileği ezin ve  bir çorba kaşığı mayonez ile karıştırın. Bu karışımı daha sonra saç ve saç derisinin üzerine uygulayın. 15-20 dakika bekleyin ve daha sonra saçınızı durulayın.
Bu karışım saçlarınızın sağlığına ciddi anlamda katkı sağlayacaktır. Saç köklerini güçlendirirken ayrıca kuru saçları nemlendirecektir. Bunun yanında şampuanların saçlarınıza verdiği doğal parlaklığı bu karışımda verecektir. Yani çok az para harcayarak daha güvenilir, daha sağlıklı ve daha ucuz saç bakımı yapmış olacaksınız.
Bu karışımın diğer bir faydası da kepek sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırması, kafa derisinin sağlığını koruması olacaktır.
Çilek Göz Sağlığı İçin Önemlidir:  Yaşa bağlı olarak gözler üzerinde lens şeklinde bir tabaka oluşabilmektedir. Bu tabaka görme yeteneğini zayıflatır. Çileğin bol miktarda içerdiği C vitamini bu tabakanın oluşmasına izin vermez.
Bunun dışında gözü zararlı güneş ışınlarından korur. Retina ve korneayı güçlendirir. Herhangi bir göz hastalığını gidermenin en uygun yolu C vitamini takviyesi yapmaktır. Çilek de bu görevi fazlasıyla görür.
Çilek Kolesterole İyi Gelir: Çilek hastalıklardan koruyucu bileşenler içermektedir bunlardan bir tanesi olan phytonutrient açısından çok zengindir. Bu bileşenler çileğe renk katar ve aynı zamanda kolesterolü sağlıklı seviyede tutar.
Kalp Sağlığı İçin Çilek: Çileğin içerdiği birçok madde ve bileşen kalp sağlığına da  faydalıdır. Özellikle kalp damar fonksiyonlarına yardımcı olur. Kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır. Bu özelliği sayesinde ayrıca felç ve inme gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltır.
Çilek Kemik Sağlığını Korur: Çileğin içerdiği K vitamini ve manganez, kemik sağlığı için hayati önem taşımaktadır. Çocukların gelişme döneminde sağlıklı iskelet yapısı oluşmasına yardım ederken, diğer yaşlardaki insanların kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.
Çilek Kanserden Korur: Yazının birçok kısmında çileğin çok etkili bir antioksidan olduğunu vurgulamıştık. Bu özelliği kanser hastalıklarıyla mücadelede bünyeye yardımcı olur ve kansere yakalanma riskini azaltır. Özellikle kanser hastalığına neden olan serbest radikalleri bloke ederek etkisiz hale getirir.

TOPRAKSIZ TARIM NEDİR?

Topraksız tarım ya da hidroponik tarım, toprak olmadan durgun su kültürü içinde uygulanan bir tarım biçimidir. Bitkiler topraktaki besinlerin yerine bitkinin ihtiyacı olan mineralleri içeren bir besin solüsyonundan faydalanırlar. Bundan dolayı, toprağın tamamında mineral aramak yerine, bitkiler besinleri kolay bir şekilde ve direkt olarak besin solüsyonundan alabilirler. Bitkileri ve bitkilerin kök sistemlerini desteklemek için genellikle kum, turba, vermikülit, perlit, hindistan cevizi, kaya yünü veya genleştirilmiş kil agregası gibi yetiştirme ortamları kullanılır ve bunların kökler etrafındaki nemi tutma olasılıkları yüksektir. Yetiştirme ortamının kendisi bir besin kaynağı değildir. Son yıllarda ülkemizde hidroponik tarımın önemi anlaşılmıştır. Bu tarım yöntemiyle oluşturulmuş sera alanların sayısı giderek artmaktadır. Ayrıca hidroponik tarım, son yıllarda Uzay araştırmalarında da çok sık kullanılan bir yöntem olmuştur. Özellikle Mars, Ay gibi kalıcı insan kolonilerinde yaşayacak olan insanların bu tarımsal yöntem ile sebze ve meyve yetiştirecektir. Hidroponik tarımsal yöntemin ya da bu yöntem ile yetiştirilen ürünlerin, insan sağlığına hiçbir olumsuz yan etkisi bulunmamaktadır.

Hidroponik Tarımın Topraklı Tarıma Karşı Avantajları Nelerdir?

 

Topraksız tarım ile yetiştirilen domatesler
Topraksız tarım ile yetiştirilen domatesler
Bitkiler toprakta olduğundan % 50 daha hızlı büyürler çünkü besin ve suya daha kolay ulaşırlar.
Tüm yıl boyunca kapalı bir yerde güneş ışığı olmadan ya da yapay ışıklandırma ile ürün yetiştirmek mümkündür.
Besinler bitkilerin direkt ulaşacağı şekilde mevcuttur ve yetiştirme ortamına ait değildirler.
Çok az böcek ilacı kullanılır ya da hiç kullanılmaz. Bitkiler hastalıklardan arınmış bir ortamda yetişmeye başlarlar.
Daha küçük kaplar kullanılabilir, kökler karışmadan büyüyebilirler.
Bahçe yetiştiriciliğinin mümkün olmadığı yerlerde yetiştiricilik yapmak mümkündür, örneğin toprağın fakir olduğu yerler, kayalık alanlar, hatta balkonlar.
Suni ışık kullanımıyla kullanmadığınız bir oda ya da garajda bile bir bahçe oluşturmak mümkündür.
Toprakta yapılan yetiştiriciliğe oranla daha az iş gücüne gerek vardır çünkü kazmaya veya zararlı otları temizlemeye gerek yoktur.
Aşırı büyüme koşulları üzerindeki kontrolün daha fazla olması bitkiler için mümkün olan en iyi ortamın sağlanmasını kolaylaştırır ve daha iyi kalitede ürün ve tarımsal getiri elde edilmesine neden olur.
Hidroponik metotlarla yetiştirilen hızlı büyüyen sağlıklı bitkiler zararlılara ve hastalıklara karşı daha dayanıklıdır.
Ayrıca hidroponik olarak yetiştirilmiş olan meyve ve sebzelerin tatlarındaki gelişmeyi ve görüntüyü de fark edeceksiniz.
 

Hidroponik Tarım ile Ne Tür Bitkiler Yetiştirebiliriz?

 
Otsu gövdeye sahip tüm bitkiler. Odunsu gövdeye sahip bitkiler çok yıllı bitkiler olmasından ve çok fazla alan kaplamasından ötürü hidroponik tarımla yetiştirmeyi zorlaştırmaktadır. Kolaylıkla yetiştirebileceğiniz bazı sebze ve meyveler şunlardır; domates, patates, yeşil soğan, havuç, patlıcan, salatalık, kabak, bezelye, fasulye, ıspanak, marul, roka, maydanoz, acı-tatlı biber, dolmalık biber ve brokoli gibi sebzeler, mısır, buğday, şeker pancarı, çay ve pamuk gibi endüstri bitkileri, karpuz, kavun ve çilek gibi meyveler. Hidroponik bahçenizde ayrıca her türlü şifalı bitki, çiçek ve ev bitkisi yetiştirebilirsiniz.


Hidroponik Sistemle Yetişen Bitkiler Organik midir?

 

Kesinlikle Evet. Eskiden iki yetiştirme metodunun birbiriyle bağdaşmadığının söylenmiş olmasına rağmen, ortak bir paydaları vardır. Hidroponik yetiştiricilik anında ve %100 bulunması gereken besinlere bağlıdır. Kullanılan tohum, besin organik ise ürün organik olacaktır. Piyasada organik malzemelerden yapılmış olan birçok hidroponik besin vardır ve bilim ilerledikçe daha da fazla organik seçenek piyasaya sürülmektedir.

Etiketler:neden topraksız tarım, topraksız tarım nasıl yapılır, topraksız tarım nedir, topraksız tarımın avantajları, topraksız tarımın farkları
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yapılan yorumlarda tüm kullancılar yaptıkları yorum ve paylaşımlardan sorumlu tutulur.Herhangi bir suç teşkil edebilecek yazı veya yorumlarda kişi kendisi sorumlu olmaktadır.