Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

ABONE OL
Haziran 6, 2021 04:34
Doğar doğmaz mesai başı yapmışım
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsmi hemen hemen her sene Forbes ’un ‘En Varlıklı Türkler ’ listesinde bulunan Hüsnü Özyeğin ’in hikayesi İzmir ’de orta halli bir ailenin evinde başlıyor… Babası Cavit Bey, İstanbul Tıp Fakültesi ’ni birincilikle bitiren bir hekim. Hüsnü Bey, ailenin ikinci çocuğu olarak 1944 yılının 1 Ocak günü, 09:00 ’da dünyaya geliyor. Doğum tarihinin mesai başlangıcına denk düşmesini, “Ben yaşam boyu alıştırma misyonuyla doğmuşum!” diye değerlendiriyor! Az Önce dört yaşındayken aile İtalya ’ya taşınıyor çünkü baba Cavit Bey, tek kelime İtalyanca bilmemesine rağmen ihtisas eğitimini orada bitirmek istiyor. Özyeğin, Roma ’da geçen iki yılı şöyle anlatıyor: “İtalya, İkinci Dünya Savaşı ’ndan büyük zarar bölge, kıtlık ve karaborsa ile boğuşan bir ülkeydi. Bizim imkânlarımız da sınırlı olduğundan, tek göz evde babamın nasıl bir disiplinle çalıştığını, annemin idareciliği bir uçtan bir uca nasıl geçinebildiğimizi hiç unutmadım”

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

YIL 1950: Roma günleri… Anne Dilnihat Bayan, baba Cavit Bey, Hüsnü ve Istek..
“Ablam ve ben, bize güvenen, doğru yönlendirmeye çaba eden ve hep cesaretlendiren bir ailenin çocukları olarak hayata başladık…”

class=’cf’>

‘HİÇBİR ANIM BOŞ GEÇMEDİ ’

Aile, 1950 ’de İzmir ’e dönüyor. Kalabalık bir ortamda büyüyen Özyeğin, “Çok haşarı bir çocukmuşum!” diyerek devam ediyor: “Babam eve geç geldiğim için çok sık kızar ama notlarımın pekiyi olduğunu görüp şaşırırdı. Hiçbir anı manâsiz geçirmezdim. Eve dönüşte zile bastığımda kapı açılana kadar merdivende oturup ödevlerimi yapmaya başlıyordum. Sonradan soluğu sokakta alıyordum. Şu an bir çocuk hiç arkadaşlık kurmadan saatlerce oynayabilir. Bizse oyun için etrafımızda biri olmasına, yaratıcılığımızı konuşturmaya mecburduk.” Özyeğin, ticarete de erken yaşta atılmış: “Dedem Hüsnü Bey ’in mağazasında hanutçuluk yapıyordum; işyeri önünde dolaşıp müşterileri içeri davet ediyor, kumaşlar bilgiler veriyor, limonata, ayran ikram ediyordum. Yıllar sonra, o günlerde dedemin verdiği 10 lira aylığın 5 lirasını sahiden annemin verdiğini öğrendim. Dedem Hüsnü Bey tasarruflu kişi bir tüccardı ve hizmetlerime reel değerinin üzerinde bir ödeme yapmamıştı!”

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

YIL 1954: Robert Kolej ’in ilk yılı

class=’cf’>

‘HER TAŞIN ALTINDAYDIM! ’

Aile, emek değin eğitime de yük veriyordu. Hüsnü Bey, ablası Istek ’in ilkokul arkadaşının okuduğu Robert Kolej ’i kafasına koymuştu. Sınavı kazandı. 10 yaşında evden ayrıldı. Devam ediyor: “Babam, ablam ve benim hesabıma her ay 25 lira yatırıyordu. Sünnet takılarım zeka bu hesapta birikiyordu. Bu paradan yalnızca anneme bir çamaşır makinesi aldım. Büyüyen 1500 lira Robert Kolej ’de eğitimime harcandı. Kolejde eğitim dışı öteki aktivitelere de çok ağırlık veriliyordu. Ben de 14 yaşından itibaren Fenerbahçe yıldız ve genç takımlarında basketbol oynadım. Lise takımıyla Fenerbahçe Stadı ’nda iki futbol maçına çıktım. Tiyatro kulübünde oyunlarda rol aldım. Her sosyal etkinliğin içine dalmıştım, okulda hangi taşı kaldırsanız altından ben çıkıyordum. Robert Kolej ’in 100. yılında Talebe Birliği Başkanlığı ’nı yürütüyordum. Bu dönem bana en fazla özgüven verdi. Mehmet Belirlenmiş Karamehmet, Vural Akışık, Muammer Ünlüer gibi sonradan iş hayatında kader birliği yapacağım çoğu arkadaşımla da burada tanıştım.”

class=’cf’>

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

60 ’lı yılların başları
“Robert Kolej ’deki eğitim dışı aktiviteler öğrencileri ayrıca sosyal olarak geliştiriyor hem de adaletli bir rekabet duygusu oluşturuyordu. Ben bunun benim girişimci yanımı fazla beslediğine inanıyorum. Bugün de Özyeğin Üniversitesi ’nde akademik altyapılar kadar siklet verdiğim konulardan biri, ders dışı sportif ve sosyal aktiviteler.”

‘NEW YORK NEFESİMİ KESTİ ’

Lise eğitimi sonrası içinse tıpatıp derslik arkadaşları gibi kafasında tek yer vardı: Amerika… Özyeğin, “Gitmeyi öyle çok istiyordum oysa burada üniversite sınavlarına dahi girmedim. Amerika ’da bir üniversiteye giremezsem B planım yoktu” diyor: “Üniversitelere kabul aldım fakat bir türlü burs bulamadım. Burssuz bir eğitimi karşılayacak imkânımız yoktu. Sonunda matematik hocamın tavsiyesi ile bir yıllık burs vermeyi kabul eden Oregon State Üniversitesi ’ne tescil yaptırdım. Ders dönemi başlamadan özel bir ‘yaşam deneyimi programı ’yla bir ailenin yanına yerleşip ‘Amerikan hayat tarzı ’nı öğrenmeye çalıştım. 17 yaşımda, New York ’a vardığımda nefesimin kesildiğini hatırlıyorum… İlk kere yüz katlı binalar görüyordum! O yıllarda İstanbul ’un en büyük binası on katlıydı.”

class=’cf’>

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

1963 yılında Robert Kolej ’den mezuniyetinden… Yandaki ad kendisine referans mektubu yazarak bursla üniversite bulmasını sağlayan matematik hocası Grady Hobson…

‘KEZA OKUDUM KEZA ÇALIŞTIM ’

Amerika ’ya ulaşmıştı ama fiziki sınırlamalar devam ediyordu. Hüsnü Bey anlatıyor: “Amerika ’ya bu arada babam bana bin dolar vermişti. Seyahat masrafları, tescil ücreti derken üniversiteye başladığımda elimde 100 dolar kalmıştı. Tasarruflu Kişi elde etmek seçim değil mecburiyetti. Harcadığım her doları defterime yazıyordum. Oregon ’da birincil sene yaz döneminde gündüzleri belediyede kadastro stajyerliği, akşamları bir balık restoranında komilik yaptım. Hafta sonları da garson olarak çalışmaya başladım. ABD ’de garsonlar bahşişten kazanırlar. Bu da müşterilerle iyi ilişki kurmanızı gerekli kılar. İdare-i maslahatın bir sanat olduğunu orada öğrendim. Oregon ’daki üçüncü yılımda üniversitenin başkan yardımcılığına, dördüncü senemde Talebe Birliği Başkanlığı ’na seçildim. Başkan olarak bir ofisim, iki sekreterim ve ayda 100 dolar da maaşım vardı!”

class=’cf’>

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

SENE 1966: Bobby Kennedy ile…

Hüsnü Özyeğin, Oregon Üniversitesi ’nde Talebe Birliği Başkanlığını yürüttüğü 1966 yılında kampüse konuşmacılar eğlence ediyordu. Kennedy kabinesinde Yargı Bakanı olan Bobby Kennedy ’yi de kampüste davetli etti ve bütün günü Kennedy ile geçirdi. Üstü açık bir Cadillac ile Corvallis kasabasını turladı. Özyeğin: “Kennedy, Corvallis ’te vatandaşları eliyle selamlarken, ben de havaya girmiş, vatandaşlara el selamı yapıyordum!”

‘ABD ’DEN 50 BİN DOLARLA DÖNDÜM ’

Bu sürecin sonunda başarılı olacağı alanın ‘insanlarla irtibat kurabileceği bir iş ’ olduğuna karar verdi. Mühendis olarak başladığı eğitimini Harvard ’da ‘iş idarecisi ’ ve ‘iktisatçı ’ olarak tamamladı. Harvard ’daki okul ücreti için tekrar bir yana çalışması gerekti. Hüsnü Bey bu dönemi şöyle anlatıyor: “İlk yıl kafeteryada sözde-zamanlı işe başladım. Birinci sene sonunda kantin ihaleyle verilecekti. Okul yönetimine böylece ayrıntılı bir rapor sundum fakat kantin işletmeciliğini kazandım. Hemencecik bir taşınabilir pizza makinesi satın aldım. Pizzanın yapımı çok kolaydı. Satış fiyatı, maliyetinin üç katıydı. Önceki işletmeci üç kişi çalıştırıyordu, ben bir kişi ile devam ettim. Dokuz ayın sonunda cebimde bütün 8 bin 200 dolar net kâr vardı. Okulu bitirdiğim cuma günü eşyalarımı topladım, pazartesi sabahı danışmanlık şirketi Arthur D. Little ’da yeni işime başladım. Profesyonel hayata başladıktan sonra da hiç tatil yapmadım. Paramın değerini bildim, tasarrufa riayet ettim. Ülkeden sadece iki diplomayla değil, cebimde bütün 50 bin dolarlık bir birikimle ayrıldım.” 

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

Eşi Aysen Bayan ile 46 takvim hayat arkadaşlığı…

32 YAŞINDA GENEL MÜDÜRLÜK

Peki 1973 senesinde Türkiye ’ye döndüğünde onu nasıl bir etraf bekliyordu? Anlatıyor: “Burada işler başka türlü ilerliyordu. Türkiye ’nin önde gelen üç meslek insanı Vehbi Koç, Nejat Eczacıbaşı ve İTO Başkanı Behçet Osmanağaoğlu ’na mektup yazıp, doğrudan randevu istedim. Bankacılık serüvenim Mehmet Belirli Karamehmet ’le kolejden mezun olmamızdan 12 yıl sonra tesadüfen karşılaşmamızla başladı. Amerika ’dan dönüşümün beşinci ayında kendimi Pamukbank ’ın idare heyeti üyesi olarak buldum.” Hüsnü Özyeğin, 1977 ’de, 32 yaşındayken Pamukbank ’a genel müdür oldu. 1984 ’te yeniden Karamehmet ’e ait Yapı Kredi Bankası ’nın genel müdürlüğüne geçti. Kendi acaba bir kurumuna bu değin genç yaşta birini genel müdür olarak atar mıydı? Bu soruyu “Öteki banka genel müdürlerinin en genci 55 yaşındaydı. Pamukbank ’ın verdiği karar Türk bankacılığında bir devrimdi!” diye cevaplıyor: “Her konuda fazla gözü kara adımlar attık. Bankanın üst yönetiminde Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi, ODTÜ ekolü oluşturduk. O güne kadar bankacılığı o kadar bilmeyen parlak bir kuşağı sektöre kazandırdık. Çağrıda Bulunmak ancak bu yaşta bir insan bu işleri yapar. Bankacılık çok yıpratıcı bir iş. O yüzden genç yapılmalı.”

‘FİKİR VE AZİM PARADAN ÖNEMLİDİR ’

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

Genç yaştaki genel müdürlük görevlerinden sonradan 1987 yılında kendi bankası Finansbank ’ı kuran Özyeğin, “Kuruluşta elimdeki her şeyi sattım. Bu sayede çoğunluk hissesi daima bende oldu. 19 yıl daha sonra Finansbank ’ı sattığımda Türkiye ’nin en büyük yabancı yatırımı gerçekleştirilmişti. Fikir ve azim, paradan her zaman daha kayda değer. İyi bir akıl, içten bir çalışmayla mutlaka anapara bulur.”

‘MEZUN OLUR OLMAZ KENDİ İŞİNİZİ KURMAYIN ’

Hüsnü Bey ’e göre iyi bir girişimcide hangi özellikler olmalıdır? Yanıtı: “Bazı halk, sosyal, girişken ve özgüven sahibi elde etmek gibi doğuştan gelen özellikleriyle girişimciliğe meyilli olabilirler fakat girişimcilik öğrenilebilir bir özellik. diğer taraftan gençlerin, mezun olur olmaz kendi işlerini belirlemek yerine bir kurumsal yapıyı tecrübe etmeleri daha iyi olur. Kurumsal yapıların hatalar karşısındaki dayanıklılığı daha yüksektir. Bu hatalardan ders alan birey kendi girişimlerinde benzer hataları tekrarlamayacaktır.”

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

İYİ EĞİTİM ŞART

Peki bugünün dünyasında kendininki gibi ‘başarı öyküsü ’ yaratmak halen mümkün mü? Özyeğin, bunun için en kayda değer ihtiyacın ‘iyi eğitim ’ olduğunu söylüyor: “Gençler uluslararası deneyimi erken yaşta elde etmeliler. Çünkü başka ülkelerdeki gençlerle de rekabet etmek zorundalar. Türkiye ’de eğitimin her aşamasının fazla daha iyi olması gerekiyor. Özyeğin Üniversitesi ’ni kurduğumdan beri lise mezunlarının ve üniversiteye giren öğrencilerin kalitesini daha yakından izliyor, fırsat verildiği takdirde insanların eğitimde ne dek hızlı ilerlediklerini fazla net görüyorum.”

Doğar doğmaz mesai başı yapmışım

“Dedem Hüsnü Bey tasarruflu kişi bir tüccardı ve hizmetlerime reel değerinin üzerinde bir ödeme yapmamıştı. Ben de çocuklarım Murat ve Ayşecan ’ı büyütürken onların, işyerlerinde patronun çocukları gibi hissetmelerini istemedim. Erken yaştan itibaren yaz tatillerini şirketlerimizde çalışarak geçirdiler ve diğer tüm çalışanlarımızla eşit muamele gördüler. İşyerlerinde yargı ettikleri itibarı, emek vererek kazandılar.”

GENÇLERE TAVSİYELERİ..

1. Hayal kurmaktan katiyen vazgeçmeyin.
2. Yaşam bir maratondur. ara sıra düşüp kalkacaksınız. Kısa değil uzun dönemli başarılara ulaşmaya çalışın.
3. Başarısızlıklarınızı gizlemeyin, onları arkadaşlarınız ve büyüklerinizle paylaşın.
4. Derslerde varisi olmak hayatta sonra gelmek değildir. Hayattaki sürdürülebilir başarıyı, genç yaşta edineceğiniz bambaşka alanlardaki tecrübelerinizin getireceğini unutmayın.
5. İnsana ve topluma duyarlı olun, sadece kendi hayatınızı değil çevrenizi, hatta dünyayı başkalaşmak için heyecanınızı, veri ve becerilerinizi sonuna kadar kullanın. 

sizlere ozgurhaberci.com farkıyla sunulmuştur

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.