Dr. Erol Kesici: ‘Marmara, ölü deniz haline geldi’

ABONE OL
Haziran 2, 2021 08:44
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Su Ürünleri Fakültesi’nden emekli ve TTKD bilim danışmanı Dr. Erol Kesici, Marmara Denizi’ndeki müsilaj tehlikesiyle ilgili analiz yaptı. Dr. Kesici, ‘deniz salyası’ adı bahşedilen, Marmara Denizi’nde son aylarda deniz yüzeyinde sarı- beyaz peltemsi tabaka, denizin iç kısımlarında da yeşil renkli ipliksi kümeler oluşturan mikroskobik alglerin ve denizanalarının fazla çoğalması sonucu yapışkan koyu kıvamlı müsilajlaşma olayının hafife alınmaması uyarısında bulundu.

Müsilaj oluşumunu, denizlerin aşırı kirlenmesi ve tükenişinin göstergesi olarak ifade eden Dr. Kesici, ne doğa olayı ne de doğal olay olduğunu kaydetti. Kesici, “İnsanın denizlerde neden olduğu felakettir. Müsilaj, suların aşırı kirliliğinin göstergesidir, bulaşıcıdır, yayılmacıdır, geç kalınmakta ve şu anda bilinen önlemler alınmalıdır” dedi.

BİYOKİMYASAL REAKSİYONLAR

class=’cf’>

Müsilajlaşmanın genel olarak tek hücre mikroorganizmalar olan alglerin aşırı çoğalmasının en kayda değer göstergesi olduğunu bildiren Dr. Kesici, “Denizlerde, göllerde senelerdir dış ortamdan gelen, besi elementleri adı verilen azot, karbon, fosfor yüklerini içeren tarımsal, sanayi ve evsel atıkların oluşturduğu biyokimyasal reaksiyonlar sonucu oluşan kirliliktir. Yosun çoğalması, koy ve körfez gibi atıl kıyı alanlarında daha fazla su yüzeyinde kümeler oluşturup, yayılmaya niçin olmaktadır” diye konuştu.

Dr. Erol Kesici: Marmara, ölü deniz haline geldi

‘İHMAL EDİLMEMELİ’

Deniz salyasının, denizlere, kanallara, tatlı su kaynaklarına, dereler ve yer altı sularına yayıldığına dikkat çekici eden Dr. Kesici, “Müsilajlama, toksik etkisi, kötü koku ve görüş kirliliğiyle sularımızda denizdeki canlı yaşamının yanı sıra çevresindeki birçok canlı türünü afiyet, sosyal ve idareli bakımdan da olumsuz etkilemekte. Her yıl aşırı oranda yükselme göstermesi nedeniyle bir lahza önce bilimsel yöntemlerle önlem alınması ve ihmal edilmemesi gereken ülkemizin öncelikli konuları arasında yer almaktadır” dedi.

İç deniz Marmara’nın çok alıngan dengelere sahip olduğunu kaydeden Dr. Kesici, “Son 40 yıl içinde kesintisiz derin deşarjla kirletilen deniz suyundaki kirlilikle ilgili önlemlerin alınmaması sonucunda denizin bünyesinde tutamadığı aşırı kirliliği kusmasıdır. Yeni bir durum olmayıp, daha önceki yıllarda da sürekli yaşanan, taşınan insan atıklarının kirlilik göstergesidir” diye konuştu.

class=’cf’>

Dr. Erol Kesici: Marmara, ölü deniz haline geldi

KİRLİLİĞİN ÇARPICI RAKAMLARI

Müsilajın son günlerde esen kuvvetli rüzgar ve su hareketleri sebebiyle deniz üzerindeki görünürlüğü azalmış olsa da değil olmadığını bildiren Dr. Kesici, “Tabakalaşma koylarda, boğazlarda, denizin iç kesimlerinde topoğrafik yapıya tabi olarak kıyı ve dip çamurlarında Erdek, Yalova Koyu, Çanakkale Boğazı’nın belirtilmiş kesimlerinde hala katmanlar halinde görülmektedir” dedi.

class=’cf’>

Marmara Denizi çevresinde, Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 20’sinin yaşadığına dikkat çeken Dr. Kesici, evsel, endüstriyel ve nehirler yoluyla hem karasal hem deniz ulaşımından kaynaklanan kirlenme olayının büyük ölçüde olduğunu açıkladı. Arıtma tesislerinin çalıştırılmaması ve evsel kirliliğin problemin temelini oluşturduğunu kaydeden Kesici, kirliliğe neden olan çarpıcı rakamları şöyle sıraladı:
“Marmara’ya İstanbul’dan günde 1,2 milyon metreküp, Bursa’dan günde 0,3 milyon metreküp, İzmit’ten 0,2 milyon metreküp, öteki 5 şehirden 0,4 milyon metreküp edinmek üzere bölge genelinde 2,1 milyon metreküp evsel atık su deşarj ediliyor. Deniz trafiğinin de toplam kirliliğe etkisinin yaklaşık yüzde 10 olduğu, büyük oranda da tarımsal, endüstriyel atıkların arıtılmadan dökülmesi müsilajlaşmanın temel nedenini oluşturmaktadır.”

class=’cf’>

Dr. Erol Kesici: Marmara, ölü deniz haline geldi

‘ÖLÜ DENİZ OLDU’

Marmara’nın ‘ölü deniz’ haline geldiğini vurgulayan Dr. Erol Kesici, şubat ayında yalnızca belirtilen bölgede artma belirten suyosunu kolonilerinin, etraf ve hava koşullarına (akış-rüzgar-taşınma) bağlı olarak tüm Marmara ve Ege Denizi’ne yayıldığını söyledi. Kesici, araştırma sonuçlarına kadar, Marmara ve Ege’deki müsilajlaşmanın Batı Karadeniz ve Marmara Denizi’nin canlı çeşitliliğinin artan bir şekilde azalması ve suların su yosunları kadar işgal edilmesine niçin olduğunu dile getirdi.

class=’cf’>

Dr. Erol Kesici: Marmara, ölü deniz haline geldi

‘MARMARA DENİZİ, TEDAVİ EDİLEREK DİNLENDİRİLMELİ’

Deniz kirliliği sürdükçe salyaların yüzeyi kaplamaya, yayılmaya ve istilaya devam edeceğini belirten Dr. Kesici, alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
“Bitki ve hayvan popülasyonu dengesinin sağlanması, denizlerin kirletilmemesi dek önemli olan diğer bir bilimsel yöntemdir. Yapışık bir madde olan deniz salyası hava koşullarının değişmesiyle yok olmaz. Salyaya maruz kalan yolculuk, taşıma, balıkçı ve diğer tüm tekneler, balıkçı av araçları, sahildeki kumluk taşlık alanlar kimyasal madde kullanmadan mekanik yöntemlerle temizlenmelidir. Denizden yoğun bir şekilde salya oluşumlarının toplanması zorunluluktur. Müsilajlaşmanın neredeyse tohumları olan yosun kümeleri sahil, deniz içinden (dip çamurundan) mekanik yöntemlerle toplanmalıdır. Denizlerimize verilen atık sular ‘derindeniz deşarj’ sistemleri yerine ‘kademeli arıtma’ yöntemleri sonucunda verilmeli ve denizlerimiz kirletilmemelidir. Ekolojik bir yıkıma içten sürüklenen Marmara Denizi, çare edilerek dinlendirilmeli, koruma altına alınmalıdır. Bilimsel araştırmalar için deniz suyu su kalitesi, klorofila miktarı, görünürlük, zoo ve fito-plankton türlerinin tür ve miktarını belirleyen erken uyarı sistemleri oluşturulmalı. Kıyı ve derinliğe alt deniz iç kesiminde istilayı önlemek için bir an önce harekete geçilmelidir.”

Dr. Erol Kesici: Marmara, ölü deniz haline geldi

sizlere ozgurhaberci.com farkıyla sunulmuştur

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.