X
Güneş kremleri okyanuslarımızı öldürüyor mu?

Güneş kremleri okyanuslarımızı öldürüyor mu?

ABONE OL
Ağustos 22, 2021 07:44
Güneş kremleri okyanuslarımızı öldürüyor mu?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BBC’de 5 Temmuz 2021’de yayımlanan bir habere göre, Tayland Koruma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, güneş kremlerinde yaygın kullanılan dört kimyasal bileşenin, mercan larvalarına zarar verdiği gerekçesi ile tüm ulusal deniz parklarında güneş kremi kullanımı yasaklandı. Haberde yasağa uymayanların yaklaşık 25 bin Türk lirası para cezasına çarptırılacağı detayı da yer aldı.

Tayland kimyasal içerikli güneş kremlerini yasakladı

Tayland kimyasal içerikli güneş kremlerini yasakladı

2018 yılında Hawaii ‘güneş kremi’ düzenlemesiyle ve mercan resiflerine zarar veren kimyasalları içeren güneş kremlerinin satışını yasaklaması ile ABD’de bir ilke imza atmıştı. 

Mercan kayalıklarını korumak için güneş kremlerine yasak getiren ilk ülke ise Okyanusya’nın batısında yer alan bir ada ülkesi olan Palau‘ydu

GÖRDÜĞÜ ŞEY GÖKKUŞAĞI DEĞİL YAĞ TABAKASIYDI

Autumn Blum, Pasifik’te bulunan Palau adasının açıklarında tüple dalarken tuhaf bir şey fark etti. Suyun 5 metre kadar altında kafasını yüzeye doğru kaldırdığında bir gökkuşağı gördü.

Önce “Herhalde yağmur yağıyordur” diye düşündü. Ama biraz daha yaklaştığında gördüğü şeyin bir gökkuşağı olmadığını anladı. “Bir grup şnorkelciden yayılan bir yağ tabakasıydı” diyen Blum güneş altında parlayan yağın şnorkelcilerin güneş kremlerinden kaynaklandığını tahmin etti. Ardından tekneye döndüğünde en yakın güneş kremi şişesini alıp üzerindeki içerik listesini okumaya başladı.

class=’cf’>

Guardian’a konuşan Blum, deneyimli bir dalgıç olmasının yanı sıra bir kozmetik bilimciydi ve birçok doğal ürün markasının üretim sürecinde de yer almıştı. Dolayısıyla okuduğu maddelerin ne olduğunu biliyordu. 

Kremin içeriğindeki maddelerin birçoğu, kendi ürünlerine asla koymayacağı türden kimyasallardı. Ama insanlar bu kremleri dünyanın en hassas deniz ekosistemlerinden birinde rahatlıkla kullanıyorlardı.

HER YIL MERCAN RESİFLERİNE 6 BİN İLA 14 BİN TON GÜNEŞ KREMİ SALINIYOR

Güneş kremleri, cilt kanserinden korunmak için en önemli silahlarımızdan biri. Pandemi kaynaklı seyahat yasaklarının yavaş yavaş kaldırılmasıyla da tüm dünyada güneş kremi satışlarında bir patlama olması bekleniyor. Ancak son yıllarda güneş kremleri çevre için zehirli etkileriyle sık sık gündeme geliyor. Özellikle turistlerin yoğun rağbet gösterdiği denizlerde ciddi bir güneş kremi sorunu yaşanıyor. Denizlere karışan güneş kremi miktarı kesin değil ama tahminler ürkütücü.

İtalya’nın Ancona şehrinde bulunan Marche Politeknik Üniversitesi’nde görev yapan çevre profesörü Cinzia Corinaldesi, her yıl sadece Akdeniz’in kuzeyindeki turistlerin üzerinden 20 bin ton güneş kreminin suya karıştığını öngörüyor. Kâr amacı gütmeyen bilimsel araştırma kurumu Haereticus Çevre Laboratuvarı’nın önde gelen araştırmacılarından Dr. Craig Downs ise, her yıl mercan resiflerine 6 bin ila 14 bin ton güneş kremi salındığını söylüyor.

class=’cf’>

Güneş kremlerinin içinde birçok endişe verici kimyasal var ancak iki madde özellikle mercek altında. Bunlar ultraviyole filtresi olarak kullanılan oksibenzon ve oksinoksat.

Yukarıda da dediğimiz gibi, Hawaii bu ultraviyole filtrelerini Ocak 2018’den itibaren yasakladı. 2018’de de Palau güneş kremlerindeki maddelerle alakalı daha geniş yasakları yürürlüğe koydu. Birçok başka bölgede de benzer yasaklar uygulanıyor. Ancak tüketicilerin akılları halen çok karışık. Zira kesin bir tanımlama olmadığından hangi marka ve ürünlerin mercan dostu olduğu net değil. Üstelik bazı su bilimleri uzmanları güneş kremlerinin etkisinin abartıldığını hatta hiç olmadığını savunuyor.

class=’cf’>

GERİ DÖNÜLMEZ HASARLAR BIRAKIYOR

Guardian’a konuşan Corinaldesi ise birçok güneş kreminin zehirli olduğuna inananlardan. 2000’lerin başından beri bu maddelerin deniz ekosistemlerine zararı üzerine çalışan Corinaldesi, “Meksika’daki ‘cenote’ adı verilen doğal yüzme havuzlarında suya dalmadan önce güneş koruma ürünü sürmenin yasak olmasından yola çıktık. Meksikalılar güneş kremlerinin bu kırılgan ekosistemlerdeki narin yaşam formlarını etkilediğini fark etmişlerdi” dedi.

Bunun üzerine Corinaldesi ve meslektaşları, dünyanı dört bir yanındaki mercan resiflerini incelemeye ve güneş kremlerindeki kimyasalların etkilerini gözlemlemeye başladı.

class=’cf’>

Corinaldesi çalışmalarını, “Bazı filtrelerin ve koruyucuların çok düşük miktarlarda olsalar bile mercanların beyazlaşmasına neden olduğunu ilk kez ortaya koyduk. O günden beri aralarında çevre dostu ürünler de bulunan birçok güneş kremini çeşitli deniz canlıları üzerinde test ediyoruz. Bazı ürünlerin embriyolarda ve larvalarda anormalliklere yol açtığını tespit ettik” sözleriyle özetledi.

Bu deniz canlıları arasında “geri döndürülemez hasarlar” yaşayan deniz kestaneleri de bulunuyor. Downs’un 2015’te yayımladığı bir makalede de oksibenzonun mercan larvaları için ölümcül olduğu ifade ediliyor.

class=’cf’>

Dermatolog Yasemin Fatih Amato, özellikle mercan resifleri gibi hassas güzelliklerin olduğu yazlık bölgelerde güneş koruyucuların yasaklanmaya başladığını, bazılarının içeriğinde yer alan oksibenzon, oktinoksat ve parabenlerin bu durumu daha da elzem hale getirdiğini söylüyor. “Bu bileşenler zamanla insan ve denizlerde yaşayan organizmalarda birikebiliyor. On binlerce insanın aynı anda denize yüzmek için girdiğini düşündüğünüzde bu korkunun yersiz olmadığını daha da kolay anlayabilirsiniz” dedi.

HEM CİLDİMİZİ HEM OKYANUSLARIMIZI AYNI ANDA KORUYABİLİR MİYİZ?

Amato, bu sorunun cevabının artık bir seçenek olmaktan çıktığını, insanların doğa ile ilgili bir şeyi seçme şanslarının kalmadığını ifade etti. “30-40 yıl önce bu soruya cevap aynı anda koruyamayabiliriz olurdu ama bugün değil! O yüzden seçimlerimizi bu tarz ürünler sağlayan markalardan yana kullanmalıyız” diyen Amato, “O ürünleri incelerseniz görürsünüz ki hem okyanusu hem de cildimizi aynı oranda korumak mümkün” ifadelerini kullandı.

Özel bir üniversitede Biyokimya Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ozan Emre Eyüboğlu ise bu soruya “Hiçbir güneş kremi mercanlar için tamamen güvenli değildir” yanıtını verdi ve ekledi:

“Resif dostu bir güneş koruyucusunda aranacak ana bileşen, çevre çalışma grubunun en yüksek puanlı ürünlerinin çoğunda cilt dostu bir bileşen olan nano olmayan çinko oksittir. Resif açısından güvenli olarak kabul edilebilmesi için, nano olmayan parçacıkların mercanlar tarafından yutulmalarını engelleyen 100 nanometreden daha büyük bir çapa sahip olması nedeniyle güneş koruyucudaki çinko oksit nano olmamalıdır. Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), su geçirmez güneş kremi olmadığı için şirketlerin ürünlerini su geçirmez olarak markalanmasını yasaklar. Biyobozunur güneş koruyucuların her zaman resif dostu anlamına gelmediği unutulmamalıdır. Bu nedenle içerikleri yine de kontrol edilmelidir.”

İKİ DAMLA KREM KOSKOCA OKYANUSA NE YAPAR?

Elbette, “Benim kullandığım iki damla krem koskoca okyanusta ne etki edecek?” diye düşünüyor olabilirsiniz. Ancak Dr. Craig Downs‘ın araştırması 1 trilyon litrede 62 litre gibi çok düşük bir oranda bile oksibenzonun yıkıcı etkilere yol açtığını gösteriyor. Bu oranı 6,5 olimpik yüzme havuzunu dolduracak suyun içindeki 1 damla güneş kremi olarak da düşünebiliriz.

BİR DAMLA BİLE ÇOK ÖNEMLİ

Ozan Emre Eyüboğlu, “İklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi okyanusun bozulmasına çeşitli faktörler katkıda bulunur ve su yaşamının dengeyi sağlamak için yardımımıza ihtiyacı olduğu giderek daha belirgin hale gelir. Mercan kayalığı dostu güneş kremini seçmek bizim kolayca kontrol edebileceğimiz bir şey, bunu yapmalıyız. Denize doğrudan güneş kremi sürdüğümüz vücudumuzla girmesek de, zararlı maddelerin atık su akıntıları yoluyla okyanusa ulaşma ihtimali hep vardır. Su kaynakları için her damla önemli olduğu için her kişi bir fark yaratabilir. 1 damla bile çok önemlidir” ifadelerini kullandı.

İtalyan uzman Cinzia Corinaldesi de, “Her türlü deniz kıyısı, özellikle de yaz aylarında plajlar kalabalıkken risk altında. Özellikle sığ sularda güneş kremi oranları oldukça yüksek seviyelere ulaşabiliyor” derken güneş kremlerinin olumsuz etkilerinin mercanlarla sınırlı olmadığını da sözlerine ekledi: Besin piramitlerini destekleyen fitoplanktonlar, küçük kabuklular, kafadanbacaklılar, balıklar ile ekosistemlerin mühendisleri olarak görülen ve deniz habitatlarının oluşumunda kritik rol oynayan deniz kestaneleri gibi canlılar hep risk altında.

SADECE YÜZME YOLUYLA DEĞİL DUŞ ALDIĞIMIZ ZAMAN DA SULARA KARIŞIYOR

Ozan Emre Eyüboğlu, deniz suyu ve tatlı su ekosisteminin, güneş koruyucuların içeriklerinden olumsuz etkilenebilecek biyolojik çeşitliliğe sahip olduğunu, bu içeriklerin biz her denize girdiğimizde tuzlu suya ya da günün sonunda her duş aldığımızda tatlı suya karışarak su döngüsüne girdiğinin altını çizdi. Eyüboğlu ayrıca vücuda sürülen güneş kreminin, ciltten akıp deniz suyuna karıştığında deniz yaşamını öldürdüğünü, balıklarda üreme sorunlarına neden olduğunu belitti.

Tek sorun ultraviyole filtreleri de değil üstelik. Deniz Koruma Topluluğu’nun (MCS) yöneticilerinden Dr. Francesca Bevan, kısaca PFAS kimyasalları olarak bilinen perfloroalkil ve polifloroalkilin halen bazı kozmetik ürünlerinde ve güneş kremlerinde kullanıldığını söyledi. Doğada yok olmaları çok uzun sürdüğünden “ilelebet kimyasalları” olarak da anılan bu maddelere ihtiyaç olmadığı bilimsel araştırmalarla kanıtlandı. Hatta Avrupa Birliği bu maddelere yasak getirmeye hazırlanıyor.

Bevan, MCS’in de güneş kreminin etkileri üzerine çalışmaya başladığını belirterek, “İklim değişikliğiyle birlikte güneş kremi kullanımı da artacak. Çünkü insanlar güneşin zararları ve cilt kanseri konularında çok daha bilinçliler” diye konuştu. 

Kullanımı azaltmak için Bevan’ın tavsiyesi tepeden tırnağa kreme bulanmaktansa mümkün olduğunca gölgede ve giyinik halde oturmak, güneş kremini de cildin açıkta kalan sınırlı bölümlerine sürmek. Bevan, “Her türlü zararlı kimyasalın kullanımını sınırlandırmak iyi olacaktır” ifadelerini kullandı.

ÇİNKO OKSİTLİ KREMLER DE ÇÖZÜM DEĞİLMİŞ

Birçok güneş kremi “mercan dostu” olarak satılıyor. Fiziksel bir ultraviyole kalkanı olarak çinko kullanan mineralli güneş kremleri de iyi bir alternatif olarak sunuluyor. Corinaldesi de geçmişte bu ürünleri tavsiye edenlerden. Ancak yakın zamanda yaptıkları bazı çalışmalar onların da zararsız olmadığına işaret ediyor.

Corinaldesi, “Araştırmalarımızda gördük ki çinko oksit nanopartikülleri mercanların hızla ağarmasına neden olurken onlarla birlikte yaşayan alglere de zarar veriyor. Üstelik birçok türün büyüme aşamalarında da hasara yol açıyor” dedi.

Corinaldesi, tüketicilere oksibenzon, oktinoksat ve oktokrilen içeren ürünlerden ve nano boyutlarda çinko oksit içeren mineralli güneş kremlerinden uzak durmalarını tavsiye ederken bağımsız olarak test edilen markaları önerdi.

Ancak birçok tüketici için doğru ürünü seçmek kolay değil. Birincisi bu kremlerin fiyatları diğerlerine kıyasla oldukça yüksek. İkincisi mineralli güneş kremleri özellikle koyu tenlerde beyaz iz bıraktığından pek tercih edilmiyor. Nanopartiküller beyazlığı azaltmak için kullanılıyor.

Yasemin Fatih Amato ise resif dostu güneş koruyucuların etkinliği konusunda şüphe edilmemesi gerektiğini ve aynı etkiyi göstereceğini vurguladı.

Diğer yandan bütün bunların beyhude olduğunu düşünen ve sorunu başka yerde aramamız gerektiğine inanan uzmanlar da var.

BAZI UZMANLAR “KREMLERLE İLGİSİ YOK” DİYOR

Örneğin Avustralya Queensland’de bulunan James Cook Üniversitesi’nde mercan araştırmaları merkezinin eski yöneticisi olan Prof. Terry Hughes, “Mercan resiflerine yönelik üç büyük tehdit küresel ısınma, aşırı avlanma ve sahillerde su kirliliğidir” dedi. 

Mercanların renk kaybının sebebinin fosil yakıt tüketimi kaynaklı artan sıcaklıklar olduğunu da belirten Hughes, “1998, 2010 ve 2015-2016 dönemlerindeki rekor kıran sıcak dalgalarında dünya genelindeki mercanların renklerinde ağarma gördük. Resiflerin yüzde 50 ila 70’i etkilendi. İnsanların ve turizmin uğramadığı en ücra yerlerdeki resifler bile küresel ısınmadan etkileniyor. İnsanların güneş kremi kullanımının mercan resifleri üzerinde zararlı etkileri olduğuna dair bilimsel kanıtlar bulunmuyor” diye konuştu.

Hughes kremlerle mercanlar arasındaki bağlantıyı ortaya koyan araştırmaları da “gerçekçi olmayan laboratuvar deneyleri” olarak nitelendirdi ve ekledi: “İnsanlar mercan dostu kremlere geçtiklerinde üstlerine düşeni yaptıklarını düşünüyorlar. Halbuki gerçekte turistler daha az uçarak ve sera gazı emisyonlarını azaltmak için acilen harekete geçecek politikacılara oy vererek resifleri destekleyebilirler. İklim değişikliği ile savaşmak mercanların ağarması tehdidini azaltmanın anahtarıdır.”

Corinaldesi ise küresel ısınmanın etkisinin en temel sorun olduğunda, kirlilik, aşırı avlanma ve viral ve bakteriyel hastalıkların yayılmasının da mercanlara zarar verdiğinde Hughes ile hemfikir olduğunu belirtti ancak kullandığımız ürünlerdeki kimyasalların bu etkileri katlayabileceğini söyledi.

Canlı Borsa – Altın Fiyatları – Döviz Kurları için Bigpara

sizlere ozgurhaberci.com farkıyla sunulmuştur

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.