Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

ABONE OL
Haziran 1, 2021 20:35
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

MASKESİZ GÜNLER NE ZAMAN BAŞLAYACAK?

Umulan, maske uzaklık hijyen. 3 başlık söz konusu. Sosyal uzaklık maske siklet arz ediyor. Sosyal mesafede gündemimizde yerini koruduğu vakit arada mesafe korunması halinde maskeden de kaçabilmek, maskeden de kurtulmak mümkün olur. Bu da ast 1,5 metreydi. Buna dikkat edildiği vakit kurtulmak olası. Fakat sosyal uzaklık durum. Bakanımız kısa süre sonradan bununla ilgili açıklamayı yapacak. Bunu dünde kendisi açıklamasını yaptı. Biz de toplantılarda arkadaşlarımızla onu konuşuyoruz. 1,5 metre mesafeyi koruduğumuz takdirde, maskeyi çıkarabiliyoruz. Lakin buna dikkat etmeliyiz. Sahiden yaş itibariyle ihtiyar insanlarımız var. Onlarda bundan önemli manada sıkılıyorlar. Onlara yargı vermemek mümkün değil. Yarın bende bundan nedeniyle eleştiri alabilirim. 3 başlığa dikkat edeceğiz. Sosyal mesafeye dikkat edersek maskesiz devam edebiliriz. Önemli manada aşımız geliyor. Aşılarımızın gelişiyle birlikte 50-55 yaş üzerine de yoğun bir şekilde yapmaya başlayacağız. Aşılarla birlikte önemli manada korunma sürecini tıbben de olmuş olacağız. Ben 3 aşımı oldum, üstelik antikor yükseldi mi yükselmedi mi bununla ilgili adımı attım

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Ben derhal detaya girersem, Cumhur İttikakı’ndaki ortağımıza yanlış yapmış olurum. Anayasa çalışması yapan ekiple bizim heyetimiz, 128 madde üzerinde oturup çalışma yapacak. Çalışmadan daha sonra çıkarılması gereken, ek edilmesi gereken ne gibi maddeler vardır bunu konuşacağız. Hazır dediğimiz anda Devlet Bey’e çalışmamızı takdim edeceğiz. Keza Devlet Bey’in bize yollayacağı çalışmaya bakacağız. Bu çalışmaları yapan arkadaşlarımız içinde sosyologlar, psikologlar, tarihçiler hepsi var. Bunlarla birlikte karşılıklı bir egzersiz yürütmek istiyoruz. Onun için yaklaşık olarak tüzük bilim kurulu oluşturma içerisine girdik. Bu konuyla ilgili olarak da en geniş anlamda uzlaşı sağlayalım. Bunun neticesinde meydana gelen hazırlığımızı Cumhur İttifakı’na sağlayalım.

‘MİLLETİMİZ KOALİSYONLAR DÖNEMİNE DÖNMEYİ İSTEMİYOR’

Ahali İttifakı neyi neyle yapacak? Kimi kimle bir araya getirecek? Hazırlayacakları tüzük metni, nasıl ortaya çıkacak düşündürücüdür.
Millilik olmayacak, yerlilik olmayacak. Dağdaki PKK’lıyla mı ulusal tüzük yapacaksınız? Bu milletin anayasası dediğiniz süre bunun bir defa ulusal, yerli bulgusu olması koşul. Bunu da zaten çalışmalar sırasında görmek olası olacak. Çözüm çalışmalarını yaptığımız vakit bunların uzantılarıyla o çalışmalarda birlikte olduk. Milletin dertleriyle bir arada almak var ya da değil. Bunların yapacakları çalışmadan rahatsız değiliz, varsın yapsınlar. Parlamenter demokrasi dendiği süre artık bizim için mazi oldu. Halk için de mazi oldu. Bu dönemleri yaşamış, AK Parti’yi tek başına iktidara getiren milletimiz oldu. O zaman şu anki mevcut sistem yoktu. Halkımız %34 küsürle bizi Parlamentoya yolladı. Tek başımıza iktidar olduk. Kim vardı parlamentoda CHP vardı. Çok başarılı adımlar atarken, o dönem içerisinde biz süreci rahatlıkla işlettik. Bir sonraki seçimde de parlamenter sistemle gittik. Ama bizim oyumuz tekrar arttı. 2 parti değil 3, 4 parti oldu. Fakat biz yine açık ara önde olduk. Acilen tekrar çok farklı yere gidiyor. Ne oldu, Türkiye fazla partili sistemden verim alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor. “Kurtulduk bundan, başımızı belaya sokmayın” diyor.

‘KORONAVİRÜS SALGININDA HIZLI KARARLAR ALABİLDİK’

Sağlıkta, adalette, ulaşımda attığımız adımlarla Türkiye başkalaşım süreci yaşadı. Türkiye’nin 26 havalimanı vardı 57 havalimanına çıktı. Bu yan Türkiye’nin huzur düzeyinin yükseldiğinin alametidir. Biz bunu çok partili dönemde yapmadık, tersine AK Parti iktidarıyla yaptık. Şimdi Cumhur İttifakı’yla biz öyle bir sistem kuralım ama gelişmiş ülkelerin sistemini kullanalım. Uluslararasında çabuk ve etkin kararlar alma kabiliyetini kazanmış oldu. Yeni sistem bir uçtan bir uca koronavirüs salgınında seri kararlar alabildik. İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nın içinde bin 8 odalı hastaneyi kurduk. Bu hastanede 5 dakikada uçak inecek, odaya gelecek, ameliyat haneleriyle her şeyiyle . Sancaktepe’ye de hastane yaptık. 45 günde biz bunları yaptık. Tüm tıbbi en ileri teknoloji neyse onların tümü var. Buraların bir özelliği de şu: Bütün cihazlara varıncaya dek en ileri teknolojiyle hepsi var. Aynı teknoloji Atatürk Havalimanı’ndaki hastanede de var. Çam ve Sakura Hastanesini Japonya başbakanıyla açtık. ABD’de en büyük hastane Cleveland’dadır. Bize yakışan nedir onu da geçmektir. Onu da geçtik. Acilen onlar buraların metini duyuyorlar. Buraları gezdikten sonra “biz geri kalmışız” diyorlar.

‘DOKTOR AÇIĞIMIZI KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ’

Şu lahza daha biz büyük şehirlerimizde tamamını gerçekleştiriyoruz. Tüm şehirlerimizde bu hastaneler olacak ancak tüm ülkeyi kucaklamış olalım. İlk hastaneyi Yozgat’ta yapmıştık. hemen bu büyük kasaba hastanelerimiz yapımları çabuk bir şekilde devam ediyor. Çam ve Sakura içerisinde öbür bir yere sahip. Ankara’yı bir düşünün, Ankara’daki şehir hastanemiz olmamış olmasaydı. Orta Anadolu’da korona döneminde bir fazla açığımızı gideremezdik. Bilkent’teki bu hastane birçok sorunumuzu çözmemize vesile oldu. Şimdi orası sona ermek üzere. İnşallah bu sene sonunda onu da açacağız. Bunlara sorarsanız Ankara’nın kasap olduğunu zannederler. Burası Başkent yakışan neyse onu yapacaksınız. İstanbul’da saydıklarım dışarıda bir kent hastanesi de orada yapıyoruz. Proje hazırlanmış, ihalesini yapıp orayı da yapacağız. Rabbim bağlı ama hastane kapısına düşürmesin, eksikliğini de vermesin. Bizim önemli manada hekim açığımızı azaltmamız gerekli. Maalesef, geçenlerde doktor arkadaşımız bıçaklanarak yaralandı. Kendisini aradım. 2 yıl kalmış bilirkişi olmasına tedavi ettiği hasta gelip kendisini bıçaklıyor. Bu hekim açığımızı kapatmamız içinde tıp okullarına büyük meslek düşüyor. Her siyasi partinin kendine ait hedefleri vardır. Bizim de hedefimiz bu. Parlamenter sistemi biz geride bıraktık. Biz şu anda yeni bir şeyler söylemenin hedefi gayreti içerisindeyiz.

‘ALT YAPIYA TARTI VERMEYE DEVAM EDİYORUZ’

128 milyar dolar nereye gitti? Merkez Bankası’nın parasının nereye gittiği sorulur mu? Bunlar hesap kitaptan anlamazlar. Bu kadar çalışma, alt inşa, geçirdiğimiz depremler. ‘Bu harcamaları nereden yaptınız?’ diye soran oldu mu? Malatya, Elazığ, İzmir depremleri… Buralara parayı nasıl buluyorsunuz diye soruyorlar mı? Daha Alçak yapısı olmayan bir ülkenin üstteki yapısı tekrar tekrar korkutma altındadır. Türkiye altyapısı çürük bir ülke konumunda. Altyapıya önem vermeye devam ediyoruz, çünkü hayatımızı özgüvenli bir şekilde sürdürelim.

MUHALEFETTE CUMHURBAŞKANI ADAYI TARTIŞMALARI

Bizim sahada böyle bir tartışma adım değil. Cumhur İttifakı olarak partimizin içinde karar emin. Değişik tarafta MHP’de de Bahçeli bu konuda kararlarını başından itibaren açıkladı. Bizim bu dayanışmamız kararlı bir şekilde yürüyor. Sıkıntı öteki tarafta. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bizi ilgilendirmiyor. 

‘KİMSE TÜRKİYE’Yİ KÖŞEYE SIKIŞTIRAMAZ’

Özellikle ön hazırlıklarımızı yaptık. Kendisi ile yapacağımız görüşmede, Türkiye-ABD ilişkileri neden gerilim safhasında soracağız. Sizden önce demokratlarla çalıştık. Lakin böyle bir görünüm olmadı. Bush’la çalıştık, Obama ile çalıştık ama bunların hiçbiriyle böyle bir gerilim yaşamadık. Ardından Trump ile çalıştık ve hiçbir gerilim yaşamadık. Aksine telefon görüşmesinde huzurluyduk, rahattık. Şu toplantıda buluşuruz gibi bu konuşmaları yürüttük. Ast Biden ile bu görüşmeler böyle olmadı. Derhal NATO zirvesinde görüşeceğiz. Derhal bu gerilimin sebebi ne. Güya Ermeni soykırımı. Bundan Böyle bıktık ya. Senin tüm işin bitti de Ermenilerin avukatlığına mı soyunuyorsun? Bırak bu işi tarihçiler, hukukçular çalışsın. şimdi besbelli herhangi bir şey söz konusu değilken, kalkıyorsunuz bunu gündeme getiriyorsunuz. Yıllar geçti, Minsk 3’lüsü olarak bir Azerbaycan sorununu çözemediler. Yıllar geçti. En sonunda Azerbaycan kendi göbeğini kendi kesti. Burada hiç alakası olmayan Türkiye’yi böyle bir konunun içine niye atarsın? Yapmak istediğin bir şey var, NATO’da bir ortağın olarak gel bu işi çalışmaları yaptırtalım ondan sonradan konuşalım. Böyle bir şey yapmayın soykırım diye atacaksın önümüze karar vereceksin. Senden önce ABD’li yöneticiler bu işi bilmiyordu. Fakat hiçbiri bu sözleri kullanmadı. Biz buna üzülüyoruz. Bunlara biz alıştık. Daima bu nesil şeyleri yaparlar. Sağdan soldan dolaşmaya çalışırlar. Türkiye bunlara alışılmış. Türkiye bir kasaba devleti değildir, kimse köşeye sıkıştıramaz. Avrupa’da enerjik görünen devletlerin hiçbiri NATO’daki görevlerini Türkiye gibi yerine getirmiyor. Artık yeni bir Türkiye var.

‘TÜRKİYE’NİN İÇİNDE OLDUĞU NATO GÜÇLÜDÜR’

ABD elbette bunları görmezden geliyor. Kendilerine her zaman yazılarla belirtmemize karşın, ABD “Hayır biz ne dediysek odur” diyerek yoluna devam ediyor. Brüksel’de NATO zirvesinde bu konuyu gündeme getirmek işlerine gelmeyebilir lakin biz ne söylenmesi gerekirse söyleriz. YPG/PKK konusunda da kalktılar, ABD’de misafir ettiler. Görsel olarak kendilerine hepsini anlattık. FETÖ’yü görsel olarak anlatmamıza karşın, “Yok öyle değil, böyledir” diyorlar. Bunun bir her birine FETÖ ile mücadele, bir parça başına YPG ile mücadeledir.
YPG’nin PKK ile ilişkilerin belgelerle kanıt ettik. Buna rağmen “ilişkisi yoktur” diyorlar. Bizim müttefikimiz ise bizim yanımızda mı yer alacak, teröristlerin yanına mı yer alacak? Maalesef teröristlerin yanında yer alıyorlar. Trump göreve geldiğinde, binlerce TIR Kuzey Suriye sınırına geldi. Bunları terör kamplarına yerleştirdiler. Tüm bu tabanca, mühimmatları bu teröristler kullanıyor.  Tüm bu petrol kuyularını o teröristlere faydalanma imkanı verdiler. Daha Sonra, “Bu petrol nitelikli petrol değil” diyerek savunmaya kalkıştılar. Terör örgütü mali noktadaki imkanları buradan elde ediyor. Pentagon 850 milyon dolar bütçesinde YPG’ye ayrılan para. Destekleri resmen devam ediyor. Hemen Biden döneminde de bu terör örgütüne destekler devam ediyor, devam edecek. ABD’den bir yayınlama grubu geldi, bu konuları konuştuk. Adamlar “haklısınız” dediler. Yargı veriyorlar. NATO’daki ortaklarımızın Türkiye’ye bakışını orada ister istemez sorgulamamız lazım. Biz bugün eğer ilk 5 ülke hangisi dense bunun bir tanesi Türkiye’dir. Kim ne derse desin. Türkiye TSK olarak biz güçlüyüz. Bu konuda Türkiye’nin içinde olduğu NATO güçlüdür. Stoltenberg bunu sürekli söylüyor. S-400 konusu gündeme geldiğinde de Stoltenberg, “Biz hiçbir müttefikimizin kullandığı silaha karışmayız” açıklamasında bulunmuştu. Biz eğer S-400’ü aldıysak durup dururken almadık. Buna ihtiyacımız olduğu için aldık. Bu daha sonra gündemden ağır ağır düştü. Bunun yanına Türkiye’nin kendini koruma hakkı yok mudur.

‘MACRON’UN SURİYE’DE LİBYA’DA KİMLERLE İŞ TUTUĞUNU BİLİYORUZ’

Kıbrıs’ın AB içerisinde Kıbrıs ile ayrışma sürecini bilmez. Bunların içerisinde hiçbirisi bu ayrışma nasıl oldu, görüşmeleri nasıl oldu? Hiçbirini bilmez. Bunu bilen tek lider var benim. Şöyle oldu desek Miçotakis bile bilmez. Bir birey var ama AB’den o Avrupa Birliği adına katılmıştı. O sağ olsun gittiği yeniden açıklamıştır. Biz bu çalışmaların hepsini yaşadık, gördük. Hepsini önlerine koyacağız. Bu toplantıdan sonra Rumlar ve Yunanlılar masadan çekiliyordu. Annan, “Hayır masadan çekilemezsiniz” dedi. O toplantıdan sonra referandum var. Kıbrıs’ta yapılan referandumdan sonradan Kuzey’de evet çıktı. sonradan gidip Güney’i AB’ye aldılar Kıbrıs’ı dışarıya bıraktılar. Kuzey Kıbrıs’a ödemeleri gereken paralar vardılar yerine getirmediler. Kıbrıs’ın etrafındaki tüm doğalgaz yataklarla ilgili hakkınız var mı değil mu? Onda bile buradan gidin diyecekler. Macron, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ dedi. NATO herhalde bu laf için hesaba çekmesi gerekir. Macron’un da Suriye’de ve Libya’da kimlerle meslek tuttuğunu biz iyi biliyoruz.

‘CUMA BİR GÜNÜ MÜJDE AÇIKLAYACAĞIZ’

Tabi Bayraktar devletin bir kurumu değil. Yalnızca devletle bilhassa bu nesil talepler geldiğinde müsade konusunda bazı görüşmeler yaparlar. Çünkü Türkiye’ye kim hasımdır değildir. Ona göre görüşme yaparlar ve adım atarlar. Bu etabın 2 yönü bitti. Birinci etabı İHA’ydı, ikinci etabı SİHA’ydı. Hemen üçüncü bir but var, Akıncı. O da en dinç olanı. derhal ondan fazla SİHA ve İHA’yı pazara sürüyorlar. Polonya NATO ülkesi olarak bu alımı yapmakla, Bayraktar bu ürünleriyle NATO piyasasına girmiş oluyor. İmzalar atılmış bulunuyor. Kalkıp Türkiye’den nasıl SİHA alıyorsunuz diyebilirler. Ama Duda bunu fazla beğendi. Emrindeki 24 SİHA için imzalar atıldı. Ciddi bir adım olmanın ötesinde kendi segmentinde fazla fazla başarılı. Bu başarısını da Libya’da Azerbaycan’da gösterdi. Türkiye artık bu mühimmatı üretiyor. Mühimmatı devletin kendi kurumları üretiyor. Her yönüyle her yerde vaziyette. Orada açılışını yapacağız. Cuma günü Zonguldak’ta bir müjde açıklayacağız. Zonguldak’ta Uzun Mehmet Camii’nin açılışını yapacağız. Oradan da Kanuni sondaj gemimizle bağlantımızı kuracağız. Oradan açıklamamızı yapacağız. Filyos Limanı’nın açılışını yapacağız. Bir diğer şey de aynı gün başlangıç platformu içerisinde yeni çağdaş maske fabrikasının da açılışını yapacağız. Türkiye yatmıyor, Türkiye çalışıyor, AK Parti çalışıyor.

sizlere ozgurhaberci.com farkıyla sunulmuştur

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.