• Özgür Haberci
  • Gündem
  • Son dakika: Heyecanlandıran açıklama: Erdoğan ‘ilk defa söyleyeceğim’ dedi, yeni müjde geliyor

Son dakika: Heyecanlandıran açıklama: Erdoğan ‘ilk defa söyleyeceğim’ dedi, yeni müjde geliyor

ABONE OL
Haziran 2, 2021 06:42
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Koronavirüs ile çaba dahilinde normalleşme takvimi başladı. bütünüyle normalleşmeye ne zaman geçebiliriz? Maskesiz günler ne süre kazanç?” sorusu üstüne Erdoğan, maske, mesafe, hijyenin önemine aksan yaptı.

Sosyal mesafenin korunması halinde maskeden de kurtulmanın olası olacağına göze çarpan eden Erdoğan, sosyal mesafenin koşul olduğunun altını çizdi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kısa bir süre daha sonra izah etme yaparak, “Şu tarihten itibaren, şu şartlarda sosyal mesafeye uyarı edildiği takdirde maskeyi de çıkarabiliriz.” diyeceğini bildiren Erdoğan, 1,5 metrelik mesafe korunduğunda maskenin çıkarılabileceğini kaydetti.

Erdoğan, derhal 50-55 yaş üstü ile alakalı aşıların geldiğini dile getirerek, “Bu aşıların gelişiyle 50-55 yaş üzerine aşıyı yoğun bir şekilde yapmaya başlayacağız. Aşıları yoğun bir şekilde yapmamız halinde, zaten ciddi manada bir korunma sürecini tıbben de almış olacağız.” dedi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

MASKESİZ GÜNLER NE VAKIT BAŞLAYACAK?

Umulan, maske mesafe hijyen. 3 başlık söz konusu. Sosyal mesafe maske tartı arz ediyor. Sosyal mesafede gündemimizde yerini koruduğu süre arada uzaklık korunması halinde maskeden de kaçabilmek, maskeden de kurtulmak mümkün olur. Bu da bağlı 1,5 metreydi. Buna dikkat edildiği vakit kurtulmak olası. Lakin sosyal uzaklık durum. Bakanımız kısa süre daha sonra bununla ilgili açıklamayı yapacak. Bunu dünde kendisi açıklamasını yaptı. Biz de toplantılarda arkadaşlarımızla onu konuşuyoruz. 1,5 metre mesafeyi koruduğumuz takdirde, maskeyi çıkarabiliyoruz. Lakin buna dikkat etmeliyiz. Gerçekte yaş itibariyle ihtiyar insanlarımız var. Onlarda bundan önemli manada sıkılıyorlar. Onlara hak vermemek muhtemel değil. Yarın bende bundan nedeniyle tenkit alabilirim. 3 başlığa dikkat edeceğiz. Sosyal mesafeye uyarı edersek maskesiz devam edebiliriz. Ciddi manada aşımız geliyor. Aşılarımızın gelişiyle birlikte 50-55 yaş üstüne de yoğun bir şekilde yapmaya başlayacağız. Aşılarla birlikte önemli manada korunma sürecini tıbben de olmuş olacağız. Ben 3 aşımı oldum, diğer taraftan antikor yükseldi mi yükselmedi mi bununla ilgili adımı attım

YENİ ANAYASA ÇALIŞMALARI

Ben acilen detaya girersem, Cumhur İttikakı’ndaki ortağımıza yanlış yapmış olurum. Anayasa çalışması yapan ekiple bizim heyetimiz, 128 madde üstünde oturup çalışma yapacak. Çalışmadan sonradan çıkarılması gereken, ilave edilmesi gereken ne gibi maddeler vardır bunu konuşacağız. Tamam dediğimiz anda Devlet Bey’e çalışmamızı takdim edeceğiz. Keza Devlet Bey’in bize yollayacağı çalışmaya bakacağız. Bu çalışmaları yapan arkadaşlarımız içinde sosyologlar, psikologlar, tarihçiler tümü var. Bunlarla birlikte müşterek bir alıştırma yürütmek istiyoruz. Onun için az kalsın tüzük bilim kurulu oluşturma içerisine girdik. Bu konuyla ilgili olarak da en geniş anlamda uzlaşı sağlayalım. Bunun neticesinde meydana gelen hazırlığımızı Cumhur İttifakı’na sağlayalım.

‘MİLLETİMİZ KOALİSYONLAR DÖNEMİNE DÖNMEYİ İSTEMİYOR’

Millet İttifakı neyi neyle yapacak? Kimi kimle bir araya getirecek? Hazırlayacakları anayasa metni, nasıl ortaya çıkacak düşündürücüdür.
Millilik olmayacak, yerlilik olmayacak. Dağdaki PKK’lıyla mı ulusal anayasa yapacaksınız? Bu milletin anayasası dediğiniz süre bunun bir kere ulusal, yerli bulgusu olması şart. Bunu da zaten çalışmalar sırasında bakmak mümkün olacak. Çözüm çalışmalarını yaptığımız zaman bunların uzantılarıyla o çalışmalarda birlikte olduk. Milletin dertleriyle bir arada olmak var veya değil. Bunların yapacakları çalışmadan rahatsız değiliz, varsın yapsınlar. Parlamenter demokrasi dendiği vakit artık bizim için mazi oldu. Halk için de mazi oldu. Bu dönemleri yaşamış, AK Parti’yi kimsesiz iktidara getiren milletimiz oldu. O vakit şu anki mevcut sistem yoktu. Halkımız %34 küsürle bizi Parlamentoya gönderdi. Tek başımıza iktidar olduk. Kim vardı parlamentoda CHP vardı. Çok başarılı adımlar atarken, o dönem içerisinde biz süreci rahatlıkla işlettik. Bir sonraki seçimde de parlamenter sistemle gittik. Lakin bizim oyumuz tekrar arttı. 2 parti değil 3, 4 parti oldu. Fakat biz yeniden açık ara önde olduk. Acilen tekrar fazla öbür yere gidiyor. Ne oldu, Türkiye çok partili sistemden verim alamıyor. Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor. “Kurtulduk bundan, başımızı belaya sokmayın” diyor.

Son dakika: Heyecanlandıran açıklama: Erdoğan ilk defa söyleyeceğim dedi, yeni müjde geliyor

‘KORONAVİRÜS SALGININDA HIZLI KARARLAR ALABİLDİK’

Sağlıkta, adalette, ulaşımda attığımız adımlarla Türkiye değişim süreci yaşadı. Türkiye’nin 26 havaalanı vardı 57 havalimanına çıktı. Bu tabi Türkiye’nin rahat düzeyinin yükseldiğinin alametidir. Biz bunu fazla partili dönemde yapmadık, aksine AK Parti iktidarıyla yaptık. Derhal Cumhur İttifakı’yla biz böylece bir sistem kuralım oysa gelişmiş ülkelerin sistemini kullanalım. Uluslararasında hızlı ve etkili kararlar alma kabiliyetini kazanmış oldu. Yeni sistem sayesinde koronavirüs salgınında süratli kararlar alabildik. İstanbul’daki Atatürk Havalimanı’nın içinde bin 8 odalı hastaneyi kurduk. Bu hastanede 5 dakikada uçak inecek, odaya gelecek, ameliyat haneleriyle her şeyiyle mükemmel. Sancaktepe’ye de hastane yaptık. 45 günde biz bunları yaptık. Tüm tıbbi en ileri teknoloji neyse onların hepsi var. Buraların bir özelliği de şu: Bütün cihazlara varıncaya değin en ileri teknolojiyle tümü var. Benzer teknoloji Atatürk Havalimanı’ndaki hastanede de var. Çam ve Sakura Hastanesini Japonya başbakanıyla açtık. ABD’de en büyük hastane Cleveland’dadır. Bize yakışan nedir onu da geçmektir. Onu da geçtik. Acilen onlar buraların metini duyuyorlar. Buraları gezdikten sonradan “biz geri kalmışız” diyorlar.

‘DOKTOR AÇIĞIMIZI KAPATMAYI HEDEFLİYORUZ’

Şu an daha biz büyük şehirlerimizde tamamını gerçekleştiriyoruz. Tüm şehirlerimizde bu hastaneler olacak ama bütün ülkeyi kucaklamış olalım. İlk hastaneyi Yozgat’ta yapmıştık. derhal bu şehir halkı hastanelerimiz yapımları süratli bir şekilde devam ediyor. Çam ve Sakura içerisinde bambaşka bir yere sahip. Ankara’yı bir düşünün, Ankara’daki şehir hastanemiz olmamış olmasaydı. Orta Anadolu’da korona döneminde bir fazla açığımızı gideremezdik. Bilkent’teki bu hastane birçok sorunumuzu çözmemize vesile oldu. Derhal orası bitmek üzere. İnşallah bu yıl sonunda onu da açacağız. Bunlara sorarsanız Ankara’nın kasap olduğunu zannederler. Burası Başkent yakışan neyse onu yapacaksınız. İstanbul’da saydıklarım dışarıya bir şehir halkı hastanesi de orada yapıyoruz. Proje hazırlanmış, ihalesini yapıp orayı da yapacağız. Rabbim alt oysa hastane kapısına düşürmesin, eksikliğini de vermesin. Bizim önemli manada hekim açığımızı azaltmamız lüzumlu. Maalesef, geçenlerde doktor arkadaşımız bıçaklanarak yaralandı. Kendisini aradım. 2 sene kalmış uzman olmasına tedavi ettiği hasta gelip kendisini bıçaklıyor. Bu doktor açığımızı kapatmamız içinde tıp okullarına büyük iş düşüyor. Her siyasi partinin kendine ait hedefleri vardır. Bizim de hedefimiz bu. Parlamenter sistemi biz geride bıraktık. Biz şimdi yeni bir şeyler söylemenin hedefi gayreti içerisindeyiz.

‘ALT YAPIYA TARTMA VERMEYE DEVAM EDİYORUZ’

128 milyar dolar nereye gitti? Merkez Bankası’nın parasının nereye gittiği sorulur mu? Bunlar hesap kitaptan anlamazlar. Bu değin egzersiz, daha alçak inşa, geçirdiğimiz depremler. ‘Bu harcamaları nereden yaptınız?’ diye soran oldu mu? Malatya, Elazığ, İzmir depremleri… Buralara parayı nasıl buluyorsunuz diye soruyorlar mı? Daha Alçak yapısı olmayan bir ülkenin üstteki yapısı her zaman tehdit altındadır. Türkiye altyapısı çürük bir ülke konumunda. Altyapıya tartma vermeye devam ediyoruz, çünkü hayatımızı özgüvenli bir şekilde sürdürelim.

MUHALEFETTE CUMHURBAŞKANI ADAYI TARTIŞMALARI

Bizim sahada böyle bir tartışma adım yok. Cumhur İttifakı olarak partimizin içinde karar emin. Öbür tarafta MHP’de de Bahçeli bu konuda kararlarını başından itibaren açıkladı. Bizim bu dayanışmamız kararlı bir şekilde yürüyor. Bezginlik öteki tarafta. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, bizi ilgilendirmiyor. 

‘KİMSE TÜRKİYE’Yİ KÖŞEYE SIKIŞTIRAMAZ’

Özellikle ön hazırlıklarımızı yaptık. Kendisi ile yapacağımız görüşmede, Türkiye-ABD ilişkileri neden gerilim safhasında soracağız. Sizden önce demokratlarla çalıştık. Ama böyle bir görünüş olmadı. Bush’la çalıştık, Obama ile çalıştık fakat bunların hiçbiriyle böyle bir gerilim yaşamadık. Ardından Trump ile çalıştık ve hiçbir gerilim yaşamadık. Aksine telefon görüşmesinde huzurluyduk, rahattık. Şu toplantıda buluşuruz gibi bu konuşmaları yürüttük. Yan Biden ile bu görüşmeler böyle olmadı. Şu Anda NATO zirvesinde görüşeceğiz. Şimdi bu gerilimin sebebi ne. Sözde Ermeni soykırımı. Artık bıktık ya. Senin bütün işin bitti de Ermenilerin avukatlığına mı soyunuyorsun? Bırak bu işi tarihçiler, hukukçular çalışsın. acilen besbelli herhangi bir şey söz konusu değilken, kalkıyorsunuz bunu gündeme getiriyorsunuz. Yıllar geçti, Minsk 3’lüsü olarak bir Azerbaycan sorununu çözemediler. Yıllar geçti. En sonunda Azerbaycan kendi göbeğini kendi kesti. Burada hiç alakası olmayan Türkiye’yi böyle bir konunun içine niye atarsın? Yerine Getirmek istediğin bir şey var, NATO’da bir ortağın olarak gel bu işi çalışmaları yaptırtalım ondan sonradan konuşalım. Böyle bir şey yapmayın soykırım diye atacaksın önümüze karar vereceksin. Senden önce ABD’li yöneticiler bu işi bilmiyordu. Fakat hiçbiri bu sözleri kullanmadı. Biz buna üzülüyoruz. Bunlara biz alıştık. Hep bu nesil şeyleri yaparlar. Sağdan soldan dolaşmaya çalışırlar. Türkiye bunlara alışık. Türkiye bir kasaba devleti değildir, kimse köşeye sıkıştıramaz. Avrupa’da zinde görünen devletlerin hiçbiri NATO’daki görevlerini Türkiye gibi yerine getirmiyor. Artık yeni bir Türkiye var.

‘TÜRKİYE’NİN İÇİNDE OLDUĞU NATO GÜÇLÜDÜR’

ABD elbette bunları görmezden geliyor. Kendilerine defalarca yazılarla belirtmemize rağmen, ABD “Hayır biz ne dediysek odur” diyerek yoluna devam ediyor. Brüksel’de NATO zirvesinde bu konuyu gündeme getirmek işlerine gelmeyebilir fakat biz ne söylenmesi icabında söyleriz. YPG/PKK konusunda da kalktılar, ABD’de konuk ettiler. Görsel olarak kendilerine hepsini anlattık. FETÖ’yü görsel olarak anlatmamıza rağmen, “Değil öyle yok, böyledir” diyorlar. Bunun bir tanesi FETÖ ile mücadele, bir adam başına YPG ile mücadeledir.
YPG’nin PKK ile ilişkilerin belgelerle ispat ettik. Buna rağmen “ilişkisi yoktur” diyorlar. Bizim müttefikimiz ise bizim yanımızda mı yer alacak, teröristlerin yanına mı yer alacak? Maalesef teröristlerin yanında yer alıyorlar. Trump göreve geldiğinde, binlerce TIR Kuzey Suriye sınırına geldi. Bunları terör kamplarına yerleştirdiler. Tüm bu tabanca, mühimmatları bu teröristler kullanıyor.  Tüm bu petrol kuyularını o teröristlere faydalanma imkanı verdiler. Sonradan, “Bu petrol nitelikli petrol değil” diyerek savunmaya kalkıştılar. Terör örgütü mali noktadaki imkanları buradan elde ediyor. Pentagon 850 milyon dolar bütçesinde YPG’ye ayrılan para. Destekleri resmen devam ediyor. Şu Anda Biden döneminde de bu terör örgütüne destekler devam ediyor, devam edecek. ABD’den bir yayınlama grubu geldi, bu konuları konuştuk. Adamlar “haklısınız” dediler. Adalet veriyorlar. NATO’daki ortaklarımızın Türkiye’ye bakışını orada ister istemez sorgulamamız lazım. Biz bugün eğer ilk 5 ülke hangisi dense bunun bir adam başına Türkiye’dir. Kim ne derse desin. Türkiye TSK olarak biz güçlüyüz. Bu konuda Türkiye’nin içinde olduğu NATO güçlüdür. Stoltenberg bunu aralıksız söylüyor. S-400 konusu gündeme geldiğinde de Stoltenberg, “Biz hiçbir müttefikimizin kullandığı silaha karışmayız” açıklamasında bulunmuştu. Biz eğer S-400’ü aldıysak durup dururken almadık. Buna ihtiyacımız olduğu için aldık. Bu sonradan gündemden yavaşça düştü. Bunun yanına Türkiye’nin kendini koruma hakkı değil mudur.

Son dakika: Heyecanlandıran açıklama: Erdoğan ilk defa söyleyeceğim dedi, yeni müjde geliyor

‘MACRON’UN SURİYE’DE LİBYA’DA KİMLERLE İŞ TUTUĞUNU BİLİYORUZ’

Kıbrıs’ın AB içerisinde Kıbrıs ile ayrışma sürecini bilmez. Bunların içerisinde hiçbirisi bu ayrışma nasıl oldu, görüşmeleri nasıl oldu? Hiçbirini bilmez. Bunu bilen tek lider var benim. Şöyle oldu desek Miçotakis bile bilmez. Bir birey var fakat AB’den o Avrupa Birliği namına katılmıştı. O sağ olsun gittiği bitmiş açıklamıştır. Biz bu çalışmaların hepsini yaşadık, gördük. Hepsini önlerine koyacağız. Bu toplantıdan sonra Rumlar ve Yunanlılar masadan çekiliyordu. Annan, “Hayır masadan çekilemezsiniz” dedi. O toplantıdan sonradan halk oylaması var. Kıbrıs’ta yapılan referandumdan daha sonra Kuzey’de evet çıktı. daha sonra gidip Güney’i AB’ye aldılar Kıbrıs’ı açık havada bıraktılar. Kuzey Kıbrıs’a ödemeleri gereken paralar vardılar yerine getirmediler. Kıbrıs’ın etrafındaki bütün doğalgaz yataklarla ilgili hakkınız var mı yok mu? Onda bile buradan gidin diyecekler. Macron, ‘NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti’ dedi. NATO illaki bu söz için hesaba çekmesi gerekir. Macron’un da Suriye’de ve Libya’da kimlerle meslek tuttuğunu biz iyi biliyoruz.

‘CUMA BİR GÜNÜ MÜJDE AÇIKLAYACAĞIZ’

Yan Bayraktar devletin bir kurumu yok. Yalnızca devletle bilhassa bu cins talepler geldiğinde izin konusunda bazı görüşmeler yaparlar. Çünkü Türkiye’ye kim hasımdır değildir. Ona tarafından mülâkat yaparlar ve adım atarlar. Bu etabın 2 yönü bitti. Birinci etabı İHA’ydı, ikinci etabı SİHA’ydı. Hemen üçüncü bir üçgenin taban olmayan kenarı var, Akıncı. O da en zinde olanı. acilen ondan fazla SİHA ve İHA’yı pazara sürüyorlar. Polonya NATO ülkesi olarak bu alımı yapmakla, Bayraktar bu ürünleriyle NATO piyasasına girmiş oluyor. İmzalar atılmış bulunuyor. Kalkıp Türkiye’den nasıl SİHA alıyorsunuz diyebilirler. Fakat Duda bunu fazla beğendi. Ast 24 SİHA için imzalar atıldı. Önemli bir adım olmanın ötesinde kendi segmentinde fazla çok başarılı. Bu başarısını da Libya’da Azerbaycan’da gösterdi. Türkiye bundan böyle bu mühimmatı üretiyor. Mühimmatı devletin kendi kurumları üretiyor. Her yönüyle her tarafta vaziyette. Orada açılışını yapacağız. Cuma günü Zonguldak’ta bir müjde açıklayacağız. Zonguldak’ta Uzun Mehmet Camii’nin açılışını yapacağız. Oradan da Kanuni sondaj gemimizle bağlantımızı kuracağız. Oradan açıklamamızı yapacağız. Filyos Limanı’nın açılışını yapacağız. Bir öteki şey de benzer gün açılış platformu içerisinde yeni modern maske fabrikasının da açılışını yapacağız. Türkiye yatmıyor, Türkiye çalışıyor, AK Parti çalışıyor.

TÜRKİYE-MISIR İLİŞKİLERİNDE SON DURUM

Bizim için Darı dünün bir ülkesi değil. Türkiye ve Mısır halklarının tarihten gelen gönül ve kader birlikleri var. Devletler arası ilişkilerimiz bu temelde ilerliyor. Başlayan görüşmeler genişleyerek devam ediyor. Darı’la Libya’dan Doğu Akdeniz’e dek geniş işbirliğimiz bulunuyor. Biz bakanlarımıza görüşmelerimizi yapabilirsiniz diyoruz. Ticari alanda işi ilerletmemiz gerekli. Kazan kazan esasına göre münasebetlerimizi ilerletmektedir. Bu çalışmalarımız aynı şekilde devam ediyoruz. Bu şart Körfez ülkeleriyle de yapılmaktadır. Bizim Darı halkıyla olan ilişkimiz Yunan Darı halkıyla ilişkilendirilemez. Bunu Yunanlı öbür alır biz öbür alırız. Ben Mısır halkını iyi bilirim. Bağlantılarımızın kültürel yönü çok fazla bağlantılıdır.

‘MAHMUR’U KANDİL DEĞIN ÖNEMSİYORUZ’

Yaklaşık 40 yıldır bölücü terör örgütüyle çaba var. Bir vakit önce terörü topraklarımızda karşılamış, sonra yerinde engelleme adımı atmıştık. Bunda çok ciddi başarılar sağladık. Çift Kandil var. Birincisi İran, ikincisi Irak. İkinci Kandil hedefe konuldu. Bunları önemli manada dehşet sardı. Iraklı kardeşlerimize, “Bu işi hakkıyla yapın, yapmayacaksanız biz gelip vuracağız” dedik. Terörle mücadelede bekleyen bir Türkiye yok, arayan bulan yok eden bir Türkiye gerçeği var. Gaz Lambası bataklığı da katiyen mikrobu yaymayacak ve bu kararlılıktaki Türkiye’yi göreceklerdir. Türkiye Cumhuriyeti, komşularının sınırlarına saygılıdır. İlk kez söyleyeceğim. Mahmur meselesini de bundan böyle Gaz Lambası değin önemsiyoruz. Çünkü Mahmur, Kandil’in kuluçka yuvasıdır. Biz bunun üzerine gitmezsek, bu kuluçka yuvası aralıksız üretmeye devam edecektir. BM temizlemezse biz temizleriz. Bu işin diğer yolu değil. Gaz Lambası’e sadece Diyarbakır’daki çocuklar da gönderilmiyor oysa. Bundan Böyle bunu nereye değin sabredeceğiz. Teröristler için bundan böyle hiçbir yer tehlikesiz yok. Terör örgütünün kandırmak istendiği gençlere aramak istiyorum; Gelin Türkiye’ye sığının. Türkiye’nin daima kapıları açıktır.

ABD’Lİ CEO’LARLA GÖRÜŞME

Görüşmeyi yaptığımız 30 civarında şirketti. yaklaşık olarak hepsinin Türkiye’de yatırımları var. 20-30 sene Türkiye’de olan firmalar var. Uçak firmalarından tutun, Pepsi’ye varana kadar çoğu işyeri var. Bu konuda buluşmaya katıldılar ve adımlarını Amazon gibi daha da atmak üstünde durdular. Biz de “Kapımız açık, yatırım destek ofisimiz emrinizde. Bizde size her türlü desteği vermeye hazırız” dedik. Uzun bir görüşme oldu. Bu görüşmenin devamını da koronadan daha sonra kendileri de ABD’de yapılmasını istediler

‘YIL SONUNA KADAR TAKVIYE 104 MİLYARI BULACAK’

Dün akşam zaten tüm ek tedbirlerin paketini açıkladık . Salgın döneminde insanlarımızın güvenliğini, işini aşını karşılamak için devletimiz her şeyi seferber etti. Bu dönemde takviye yıl sonunda 104 milyar lirayı bulacak. Diyorlar ama esnafa ne yaptınız? Esnafımıza 1 milyon 200 bin esnaf bu destekten yararlandı. Bunlar tümü bu desteğin, sosyal takviye programları 7 milyon haneye farklı alanlara yönlendirilmiş defalar peşin para yardımları gerçekleştirdik. Bu ödemelerin tutarı Haziran sonunda 181 miyar liraya ulaşacaktır. Örneğin takriben 400 bin firmanın 8 milyon vatandaşımızın faydalandığı uygun maliyetli kredilerin tutarı 315 milyar lirayı aştı. Bunu kamu bankaları veriyor. Tarım kredi kooperatiflerin ödenti ve sigortalarını erteledik. Borçlarını baştan yapılandırdık. Bunları biz yaptık. Lakin nankörlüğün boyutu yok. 2021 yılı için bu artış dinç bir başlangıç oldu. Hep söylerler ya vatandaşın cebine ne girdi? Siyasetin içinde olmasan bunlara cevap veririm de. Bunlar kalıbının adamları değil. Bu yılın ilk çeyreğinde Avrupa’nın en hızlı büyüyen ülkesi biz olduk. Bu da Türkiye’nin nereye gittiğini gösteriyor. Öncü göstergeler yılın 2. çeyreğinde de kuvvetli bir çoğaltma olacağını ortaya koyuyor. Bugün Merkez Bankası başkanıyla görüştüm. Bizim faizleri düşürmemiz koşul. Onun içinde Ağustos-Temmuz aylarını bulacağız ancak faiz düşmeye başlasın. Biz faizleri yatırımların, maliyetlerin üstünden kaldırırsak, orada da bir rahatlama dönemine gireceğiz. Bütün mesele maliyet faizden o yükü kaldırmaktır.

‘TURİZMDE BİR HAREKETLENME GÖRÜYORUM’

acilen da yatırım artıyor. İstihdam artıyor. Bu işsizliği aşağıda çekecek. Mevsimsel işsizliği ortadan kaldıran da turizmdir. Kültür Bakanı Almanya ve Rusya’da görüşmeler yaptı. Şu Anda Brüksel’de Boris’le görüşmem olacak. Bunların yanında daha fazla turist hangi ülkelerden geliyorsa onları sıkıştırıp görüşmeler yapacağım. Turizmde İnşallah bir hareketlenme görüyorum. Rusya, Almanya olsun tüm buralardan olumlu sinyaller alıyoruz. Bu aralar yerli turizmle bağlantılar başladı. Karnelerle alakalı işlem 18’inde başlayacak. Daha sonrada turizm artacaktır.

TAKSİM CAMİİ’NİN AÇILIŞI

Tarihçesine baktığımız süre Taksim Camii’nin yapımında kimlerin ismi yoktur ki. Merhum Vehbi Koç’un, Demirel’in, Hasan Paşa’nın Mehdi Sungur Paşa’nın. Tüm bunların gayretleri emekleri var. Şuanda aklıma gelmeyen çoğu isimler söz konusu. Orada cami diye bir şey yoktu zaten. Ufacık mescit diyelim. Yağmur balçık demeden gazeteler seriliyor, sıkışılarak yapılıyor. Ben Kasımpaşa çocuğuyum. Oralar benim her lahza gözlerimin önünde olan yerlerdi. Bilhassa sur yapıya Altan Elmas kardeşlere şahsım adına teşekkür ediyorum. Onlar müsaade ederseniz biz yapalım. Böyle bir şeye talip oldunuz, peki siz yapın. Mimar oldukları için işe çok farklı girdiler. Fazla dikkatle çalıştılar. Bu müthiş eseri kısa zamanda bitirdiler ve bütün İslam dünyasına milletimize kazandırmış oldular.

MARMARA DENİZİ’NDE SALYA İSTİLASI

Bu konuda bizim de yapmamız gereken işler var. Ama bütün Belediyelerin, özellikle kıyıları olan belediyelerin yapması gereken manâlı işler var. Başta İstanbul Büyükşehir belediyesi, burada paslaşarak yapmamız gereken işler olabilir. Ergene’de göreve ilk geldiğimiz günden bu yandan çok incelemeler yaptık. Ancak derhal bir şeylere benziyor. Fakat CHP’li Belediyeler olduğu için atık suları temizlemiyorlar. Az Kalsın suyun kendi nevi şahsından da kaynaklanan, oradaki gelen atıklar da var. şu anda Çevre ve Şehircilik Bakanlığımızın çalışmaları var. Üniversitelerle karşılıklı çalışmalara girdiler. Bunu çözeceğiz. İstanbul Belediyesi’nin eline bırakamayız. Antalya’ya gidiyorsunuz orada da var. Muğla’ya gidiyorsunuz orada da var. Bunların hepsi bir yerde ülkemizin sorunu. Kalkıp da bu belediyenin şu belediyenin sorunudur diyemeyiz. İmkanları yoktur. Ama biz bu işi eninde sonunda halledeceğiz.

KANAL İSTANBUL

Süreç takriben 11-12 yıldır ilerliyor. O günden bu güne işleyen işlem. Şu an oradaki zat bu işleri kavrayamamış. Bu işler için çılgın divane olmak gerekli. Benim ortaokul çağım, Kasımpaşa’dan Fatih’e gidişim. Oradan sandala biner Fener’e geçerdik. Orada 3-4 tane gemi bağlıydı ve arasından geçerdik. O zamanlar yavaşça kara bağlamaya başlamıştı. Artık balçıklar yüzeye vurmaya başlamıştı. O Kadar bir zaman oldu oysa Eyüpsultan’ın karşısında Halıcıoğlu karasal ülkü gelmişti. Ben Belediye Başkanı oldum. Yaptığımız birincil meslek bu kara parçalarını temizlemek oldu. İSKİ’nni başına Veysel Bey’i getirmiştim. Egzersiz başlattı. Bu karaparçalarının tek çözümü vardı. Bir Takım üniversiteler burayı yüklenmek gerekli dedi. Ama bizim derdimiz burayı temizleyip, çıkan çamuru buradan alarak göndermek. Hakikaten bir Türk firması bu işe talip oldu ve anlaştık. Pompaj sistemi ile oradaki balçığı, Alibeyköy’de taşocağına pompaj sistemiyle gönderdik. Oraya gönderiliyor, tülbent gibi bir uygulamadan su geri geliyor, çamur orada kalıyor. Takriben 600 metrekarelik bir oyun alanı yaptık. Vialand denilen yer. Ve bu bir çevrecilik eseridir. Sayın Başkanın orayı görmesi lazım. Bunu nasıl yaptılar? O Haliç kokmuyordu. Fakat yeni idare geldi kokmaya başladı. Haziran ayının sonunda Kanal İstanbul için birincil köprünün temellerini atıyoruz. Çünkü 6 tane köprü yapılacak. Ardından 5 köprü temeli daha atılacak. İSKİ’nin deprase edilecek borularının çalışmaları yapılacak. Ben size bir müjde daha vericem. Bu kanalın 2 göre 250 bin ev, bu büyük kasaba içinde şehir oluşacak. 200 bilim adamıyla çalışmaları yürüttük. Bu çalışmaların neticesinde kültürel değerlerin korunmasına karşın bir rapor istedik. Yerli yabancı burada dinç bir adımı atalım dedik.

‘BÖYLE SALDIRMAKLA BİR ŞEY ÜRETİLMEZ’

Onların hayatı bu. Sorsanıza bunlara köşenizde, sizin karanlık da olsa bir eseriniz var mı? Şuanda bu yapılan eserler 1: Bu yapılan konutlardan geri değişim elde etmek üzere olanak sağlanabilir mi? Sağlanır. Bu müteahhitlik firmaları diyecekler ki bu konutlardan elde edeceğimiz gelirle bunu yapımını üstleneceğiz. Biz kaynakların yapılandırılmasından yanayız. Acilen biz Marmaray’ı yaptık dimi. Denizin altından gidiyor. Benzer anlayışla yaptık. Avrasya’yı da öyle yaptık. Lakin bunların kafası basmaz. Değil böyle bir araştırma. Ben ekonomistim. Kaynak üretmek nasıl olur. Böyle saldırmakla bir şey üretilmez. Bir yol yap. Biz geldiğimizde 23,5 milyar dolar borç vardı. 2013’TE IMF’ye bütün borçları ödedik ve ilişkimizi kestik.

HAYVAN HAKLARI KORUMA KANUNU

Bu yasa ile ilgili olarak arkadaşlarımızın yoğun bir çalışması oldu. Bu işi bir yere kadar Istek Bayan yürüttü. derhal da meslek Meclisimizde ayrıntısıyla uğraşma kanunlaşma aşamasında yürüyor. ara sıra TV ekranlarında o kadar sahneler görülüyor ancak insan yıkıma uğruyor. Diyelim biz de 15-16 tane var. Nereden kaynaklanıyor. Gittiğimiz çoğu yerde bana armağan ediliyor. Bana armağan edilince ya bakıma alacağım ya hediye edeceğim. Geçen hafta merkez yürütme kurulunda görüştük. Bundan Böyle bu işi hızlandıralım diye. İnşallah başaracağız. Sevilmeyecek gibi değil. Bazen bu pitbull cinsi köpekler ürkütüyor.

class=’cf’>

BU VİDEO İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

iframe height: 100% !important;width: 100% !important;]]>

Cumhurbaşkanı Erdoğan, normalleşme adımlarını Kabine Toplantısı sonrası açıkladı

daha pozitif video için

sizlere ozgurhaberci.com farkıyla sunulmuştur

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.